KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/3978 E., 2010/11123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2006/563 E.
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2006/550-2008/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-k.davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin temizlik sektöründe faaliyet göstererek kağıt havlu ve benzeri temizlik malzemesi ürettiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının “BUÇUK” ibaresini 03, 16, 24. sınıflardaki emtia için tescil ettirerek tescili “SOLO” markası ile birlikte kullandığını, anılan ibarenin 556 sayılı KHK.'nun 7. maddesine göre ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, ibarenin tescilli olduğu sınıftaki emtianın, cins, çeşit ve niteliğini belirttiğinden tescilinin mümkün olmadığını, anılan ibarenin birlikte kullanıldığı tescilli markanın bütünleyici parçası olduğunu,
davalı adına tescilli ibarenin müvekkilince üretilen kağıt havluların boyutunu belirtmek için 556 sayılı KHK.'nun 12. maddesi gereğince kullanıldığını, müvekkilinin kullanımının markasal kullanım olmadığını, ancak davalının bu kullanıma karşı çıktığını ileri sürerek, müvekkilinin kullanımının 556 sayılı KHK.'nun 12. maddesi kapsamında olduğunun, “BUÇUK” ibaresinin müvekkilince kullanım şeklinin davalının markasına tecavüz oluşturmadığının tespiti ile davalı tarafından oluşturulan muarazanın men'ine, tescilli “BUÇUK “ markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, “BUÇUK” markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, markanın müvekkili tarafından yoğun tanıtım ve reklam faaliyeti ile tanıtılarak ayırt edicilik kazandırıldığını, anılan ibarenin üretilen kağıt havlu emtiasını çağrıştırmadığını, markanın müvekkili tarafından tescil tarihinden önce de kullanıldığını, davacının kullanımının iyi niyetli olmadığını, tüketici nezdinde davacının emtiası ile müvekkilinin emtiasının karışıklığa sebebiyet vereceğini, davacının anılan ibare yerine emtiayı tanımlayan başka ibareler kullanabilecekken müvekkilinin tescilli markasını kullanarak haksız rekabet oluşturduğunu savunarak,
asıl davanın reddine, birleşen davada ise, davacı/karşı davalının eyleminin müvekkilinin marka ve tasarım hakkına haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve men'ine, “BUÇUK YAPRAK” ibaresinin her türlü kullanımının önlenerek davalı emtia ve tanıtım araçlarından silinmesine, karar özetinin yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “BUÇUK” ibaresinin kullanıldığı kağıt havlu emtiasının cins, miktar ve karakteristik özelliklerini belirtmesi nedeniyle herkes tarafından kullanılabileceği, davacının anılan ibareyi tescilli “SOLO” markası ile birlikte kullandığını, kullanım şekline göre, markanın kullanılmakla ayırt edici hale gelmediğini, davalı/karşı davacı markasının asıl unsurunun “SOLO" ibaresi olduğunu, “BUÇUK” ibaresinin ise, kağıt havlunun miktar ve özelliğini belirtmek için kullanıldığı, ibarenin davalı/karşı davacı ile özdeşleşmediği, halen tanımlayıcı nitelikte olduğu,
davacı/karşı davalının kullanımının 556 sayılı KHK.'nun 12. maddesi kapsamında iyi niyetli olduğu, bu nedenle davalı/karşı davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, davalı/karşı davacı adına tescilli “ BUÇUK” markasının tescil kapsamında bulunan emtia bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle tescilinin mümkün olmadığının, davacının anılan ibareyi tescilli markasıyla birlikte üretilen emtianın cinsini belirtir şekilde kullanması nedeniyle kullanımının hukuka uygun olduğunun tespitine, muarazanın bu şekilde giderilmesine,
davalı/karşı davacı adına tescilli “BUÇUK” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı/karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/3978, K. 2010/11123, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama