KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4015 E., 2010/10425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/223-2008/472 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı, dava dışı eşinin de kooperatifin eski yöneticisi olduğunu, kooperatifin yaşadığı ödeme güçlüğü nedeniyle müvekkili tarafından kooperatife 36.027.450.000 TL borç verildiğini, talep edilmesine rağmen bu paranın geri verilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eşinin kooperatif başkanı sıfatıyla üye aidatlarını davacının hesaplarına yatırıp gerektikçe kooperatif hesaplarına dönüşünü sağladığını, kooperatifin hile ile borç altına sokulmak istendiğini, davacıdan borç alınmasına ilişkin genel kurul kararı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen bilirkişi yeminli mali müşavir ... tarafından sunulan rapora dayanılarak, aidat borçlarının geç ödenmesinden doğan gecikme faizi de dikkate alınmak suretiyle davacının kooperatiften 30.155,84 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin (2) ve (3) nolu bentler dışındaki, davacı vekilinin (4) nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, mahkemece uyulan dairemizin 02/04/2007 tarihli bozma ilamında belirtildiği şekilde faiz hesabı yapılmış, hükme esas alınan bilirkişi ...’in düzenlediği raporda da davacının aidatlarını geç yatırmasından kaynaklanan 1.438,90 YTL faizin 30.155,84 YTL’den tenzili gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu miktarın indirilmesinden sonra kalan miktara hükmedilmek gerekirken, 30.155,84 YTL’ye hükmolunması doğru olmamış, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3) Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği halde, HUMK 417. madde gereğince yargılama masraflarının kabul ve ret oranında taksim edilmesi gerekirken, tamamının davalı üzerinde bırakılması doğru olmamış, hükmün davalı lehine bozulması gerekmiştir.
4) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece hesaplanan alacağın davacının kendisine ait alacak olduğu ve keza mahsup edilen borcun davacının borçları olduğu, davacı vekilinin yargılama sırasında kabul ettiği borcun müvekkiline ait olduğu halde, gerekçe kısmında “taraf vekillerinin 4.243,34 YTL daha davacının kocasının kooperatife borcu bulunduğunu kabul ettikleri” cümlesinde davacının borcu yerine dava dışı kocasının borcundan bahsedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4015, K. 2010/10425, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama