KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4066 E., 2010/10571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2009 tarih ve 2007/91 - 2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Antakya Şubesi’nde mevduat hesabı bulunduğunu, ancak müvekkilinin bilgisi dışında, sahte imza ile hesaptan 40.000.000.000.- TL çekildiğini ve ihtarnameye rağmen bankaca bu paranın müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, anılan miktarın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tediye fişindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu, bunun Polis Kriminal Laboratuar Müdürlüğü raporu ile tespit edildiğini, ayrıca davacının faiz isteminin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce eksik incelemeye dayalı olarak verilmesi nedeniyle bozulmakla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, 30.06.2004 tarihinde davacının davalı banka şubesindeki hesabından para çekilmesi sırasında kullanılan imzanın davacıya ait olmadığı, bu paranın çekilmesinde davacının bilgi ve rızasının bulunmadığı gibi paranın bu şekilde hesaptan çekilmesinde davacıya yükletilecek herhangi bir kusurun da olmadığı,
davalı banka tarafından sözkonusu paranın davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 40.000,00 TL alacağın paranın bankadan çekildiği 30.06.2004 tarihi ile temerrüt tarihi olan 24.08.2004 tarihi arasındaki dönem için cari akdi faizi ile temerrüt tarihi olan 24.08.2004 tarihinden itibaren ise ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4066, K. 2010/10571, 20 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama