KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4072 E., 2010/10431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/1222 - 2008/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davacı ile davalı arasında 08/09/2003 tarihli ve "Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını ve davacının 11.000 YTL kredi aldığının göründüğünü, yine davalı bankanın Devrekani Şubesi ile dava dışı ... arasında 08/09/2003 tarihli ve 11.000 YTL bedelli düzenlenen aynı nitelikteki sözleşmede müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığının gözüktüğünü, her iki sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, söz konusu sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ve bu sözleşmeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakta muamelelerin yapıldığı şubenin bulunduğu Devrekani Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ortaklar mülkiyetinde 1000 Başlık Besi Sığırcılığı Projesi kapsamında davacıya Devrekani Şubesi aracılığıyla fon kaynaklı kredi kullandırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin onay makamı olan Kastamonu Tarım İl Müdürü'nün huzurunda imzalandığını ve İl Müdürü tarafından onaylanarak müvekkili bankanın Devrekani Şubesine gönderildiğini, sözleşme gereği ayni kredi kullandırıldığını ve besi danalarının da kooperatif tarafından davacıya teslim edilmiş olduğunu, sözleşmedeki imzaların davacıya ait olmaması halinde bile borç ilişkisinin doğduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve yaptırılan imza incelemesine dayanılarak, Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 11/07/2008 tarihli raporunda tetkike konu Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alınacak Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi başlıklı belge aslı üzerindeki ... adına atılı bulunan imzanın takliden atılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan sözleşmeler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit davası olup dosya içerisinde bulunan sözleşmeler içeriğinden davacıyla olan kredi işlemlerinin davalı bankanın Devrekani Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Tüzel kişilerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili kural olarak yetkili mahkeme tüzel kişiliğin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak HUMK’nun 17. maddesi gereğince dava konusu işlem şube işlemiyse şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.
Davada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından yetki itirazında bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4072, K. 2010/10431, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama