KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4083 E., 2010/10363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/99-2008/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin peşin satış suretiyle 1995 yılında üyesi olduğunu, 2005 yılına kadar kendisinden herhangi bir ödeme talep edilmediğini, satın aldığı dairesinin ise tapusunun 2002 yılında verildiğini, davacının hissesini tapuda devir alırken kendisinden aidat istenmeyeceği hususunun genel kurul kararı alınarak belirlenmesine rağmen 2006 yılı aidat borcu nedeniyle hakkında takip yapıldığını, bu bağlamda 28.01.2007 tarihli genel kurulda alınan kararın 7/2. maddesinin davacının hakkını zedelediğini ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştr.
Davalı vekili, davacının dava konusu genel kurula katılmasına rağmen karşı oyunu tutanağa yazdırmadığını, bu nedenle genel kurul kararının iptalini isteyemeceğini, ayrıca davacının aidat, genel giderlere katılım payı ve faiz borcunu ödemek yükümlülüğü bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, kooperatif genel kurul kararı ile bazı ortaklar lehine karar alınarak belirli haklar kazanılmış - verilmiş ise sonradan bu hakların bir genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağı, bu son genel kurul kararı oy çokluğu ile alınmış olsa bile alınan son genel kurul kararı mutlak
butlanla batıl olduğu, davalı kooperatifin 29.01.2006 tarihli genel kurul kararının 6/2. maddesinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına ilişkin karar alındığı, bu kararın 28.01.2007 tarihli genel kurul kararının 7/2. maddesi ile de ortadan kaldırıldığı, önceki tarihli genel kurul kararı ile davacı lehine oluşan kazanılmış hakkın ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kurulda alınan kararının iptali istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kooperatifler Yasa’sının 53 ncü maddesi hükmü uyarınca genel kurula katılan ortak, alınan kararlara muhalif kalarak ve bu durumu tutanağa geçirterek yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptali için dava açabilir.
Somut olaydaki olayda davacının dava konusu ettiği genel kurula asaleten katılmış olmasına rağmen iptalini istediği karara muhalif kaldığına dair bir kayda rastlanmadığı gibi yapılan işlemlere ve alınan karara muhalefet edildiği, bu yöndeki istemin genel kurul tutanağına yazılmasının engellendiği hususu da iddia edilip, ispat da edilmemiştir.
Ayrıca, iptal sebebi olarak ileri sürülen nedenler, mahkemenin kabulünün aksine yasanın emredici kurallarına aykırılık teşkil etmeyip, iptali gerektirir nedenlerdir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iptalini istediği genel kurul kararına karşı usulüne uygun olarak muhalif kalıp muhalefet şerhini yazdırmadığı ve bu nedenle dava açma hakkı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış ilke ve yanılgılı değerlendirmeden hareketle isabetli bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4083, K. 2010/10363, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama