KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4090 E., 2010/10446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2008/137-2008/712 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı,davalı kooperatifin ortağı olduğunu,diğer davalının ise kooperatifin vekili olduğunu,icra dairesinden tahsil ettiği paraları kooperatif hesabına aktarmadığını, vekaletini kötüye kullandığını ileri sürerek,vekaletnamenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar,davacının kooperatif ortağı olmadığını,10.06.2003 tarihinde istifa ettiğini,hakkında davalı ...'ın vekili olduğu kooperatif tarafından icra takipleri yapıldığını,bedelsiz kalmış senedi tahsile koymak suçlamasıyla hakkında ceza davası açıldığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,davacının kooperatif ortağı olduğu,davalı ...'ın görevini kötüye kullandığı iddiası konusunda delil bulunamadığı,davacı ile davalı kooperatif arasında icra takipleri ve ceza davası olduğu,davacının hasmı olan kooperatif vekilinin azlini sağlamaya çalıştığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile kooperatif ortağı olan davacının,kooperatifin yetkili temsilcileri tarafından vekaletname verilen davalı avukat hakkında,vekaletnamenin iptalini istemi konusunda aktif dava ehliyetinin bulunmamasına ve davacı ortağın kooperatif tarafından atanan avukatın vekaletini kötüye kullandığı iddiasıyla vekillikten azlini isteme hakkının olmamasına,
diğer yandan,vekil görevini ifa sırasında davacının ortağı bulunduğu kooperatife bir takım zararlar vermiş ise zararın tazmini yönünden dava hakkının bulunup bulunmadığının bu yönde açılabilecek davada değerlendirilebilecek olmasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4090, K. 2010/10446, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama