KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4123 E., 2011/2498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2008 tarih ve 2007/279-2008/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gemedikleri, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olmayan müvekkilinin davalı ait binanın tüm cam, mermer işlerini, merdivenlerini, mutfak tezgahlarını, pencere denizliklerini yapması karşılığında bir daire alacağının kararlaştırıldığını, davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının kura çekilişi sonucu isabet eden dairenin tapusunu müvekkiline devretmediğini ileri sürerek,dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, ancak ödeme miktarını diğer üyelerin ödeme miktarına eşitlemesi gerektiğini,bu miktarın ise üye kaydı yapıldığı tarih itibariyle 35.000-DM olduğunu, ayrıca bu tarihten sonra 2004 ve 2005 yılı için yeni aidat tahakkuklarının yapıldığını, davacının kooperatife yaptığı işin 19.000-YTL tutarında olduğunu, davacının kooperatif nezdinde borçlu olarak gözüktüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiği,davalı kooperatifin dava konusu meskenin tapu kaydını davacıya devretme yükümlülüğünün doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi esasen bu husus mahkemeninde kabulündedir. Mahkemece,uyuşmazlık kooperatifler hukuku dışında salt sözleşme ilişkisi çerçevesinde değerlendirilerek yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.Oysa taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık davacının davalı kooperatife peşin ödemeli ortak olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemiz’in yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23 ncü madde hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunmak zorundadır. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınırken bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın devam eden inşaatların finansmanına katılım için de aidat ödeme yükümlülüğü, her tür üyelik için söz konusu olan genel yönetim ve alt yapı giderlerine ilişkin aidat sorumluluğu yanında devam eder.
Somut olaya gelince, davacının 19.12.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, davalı kooperatife ait binanın tüm cam, mermer işleri vs. yapması karşılığında davacıya bir daire verileceğinin yönetim kurulunca imzalanan 14.01.2003 tarihli sözleşme ile kararlaştırıldığı, davacının sözleşme belirtilen edimlerini yerine getirdiği, bu hususun aksinin davalı tarafından da savunulmadığı,kura sonucu davacı adına çıkan taşınmazın davacıya fiilen teslim de ediliği dosya kapsamı ile sabit olup, taraflar arasındaki sözleşmenin dolayısıyla peşin ortaklık ilişkisinin genel kurul gündemine getirtilip getirtilmediği mahkemece araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dava konusu ile ilgili tüm genel kurul tutanakları getirtilerek taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin başka bir ifade ile davacının peşin ortaklığının genel kurul gündemine alınıp alınmadığı, bu hususun bilançolarda gösterilip gösterilmediği bu bağlamda genel kurulun davaya dayanak yapılan sözleşmeye açık yada gizli bir onamı bulunup bulunmadığı açıklıkla ve denetime elverişli bir şekilde değerlendirilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden ve yanılgılı değerlendirmeden hareketle eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4123, K. 2011/2498, 10 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama