KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4156 E., 2010/10365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2004/1058-2008/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli "elektrikli cihazlar için çevirmeli tip anahtar" için faydalı model belgesine sahip olduğunu, davalının müvekkilinin tescilli ürününü kopyalayıp kalitesiz malzeme ve işçilik kullanarak piyasaya sunduğunu, bu hususun tespit raporu ile saptandığını ileri sürerek, davalının haksız ve kötü niyetli tecavüzünün ve rekabetinin tesbitine, durdurulmasına, şimdilik 2.500 YTL maddi, aynı miktar manevi tazminatın tahsiline, imhaya ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının ürününün taklit etmediğini, tescil tarihinden önce varolan ürününün halka malolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait faydalı model belgesinin 1-6 nolu istemlerinin yenilik özelliği taşımadığı, 7 nolu istemin ise yenilik özelliği taşıdığı, ancak davalı fillerinin davacıya ait faydalı model belgesinin 7 nolu istemininde korumaya alınan buluşa tecavüz etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının faydalı model belgesine davalının tecavüzünün ve rekabetinin tesbiti, maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hükmün ilanı istemine ilişkindir.Dosyada ilki davadan önce delil tespiti yapılarak ve ikincisi ise yargılama sırasında alınan iki ayrı bilirkişi raporu bulunmakta olup, bu raporlar arasında birbirine aykırı belirleme ve tespitler bulunmasına rağmen, mahkemece iki rapor arasındaki çelişki davacı tarafın bu konudaki açık itirazına rağmen giderilmemiş, ikinci rapora göre hüküm kurulmuş ve bu raporun üstün tutulma nedenleride karar yerinde açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, başka bir bilirkişi kurulundan her iki raporu değerlendiren, tartışan, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4156, K. 2010/10365, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama