KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4186 E., 2010/10079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Birleşen dava
- AYNI MAKEMENİN 2008/321 ESAS SAYILI DOSYASI
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2008/187-2008/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan tasfiye memurları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; asıl ve birleşen davalarda, davalı şirket aleyhine Eyüp İş Mahkemesi'nin 2005/148 esassayılı dosyası ile ücret ve prim alacaklarının tahsili için alacak davası ikame edildiğini, davalı vekilinin şirketin tasfiye edilmiş olması nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, Eyüp İş Mahkemesince davalı şirketin ihyası için mehil verildiğini belirterek, ara kararı gereği ticaret mahkemesine bu davayı açmış, tasfiye sürecinde ücret ve prim alacağı için yapılan itiraza rağmen işçi alacağının ödenmediğini ve notere tevdi edilmediğini, bu nedenle yapılan tasfiyenin kanun ve usule aykırı olduğunu belirterek tasfiyenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkil şirketin feshedilmiş olduğunu, aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, davanın davacılık sıfatı yokluğundan reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, bu nedenle yargılama ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece: Eyüp İş Mahkemesi' nde 2005/148 esas sayılı davanın açılmış olduğu, bu davaya Bakırköy 13. İş Mahkemesi'nin 2007/145 esas sayılı dosyası ile devam edildiği ve dava devam ederken davalı şirketin tasfiye edildiği, istikrar kazanan Yargıtay İçtihatlarına göre derdest dava devam ederken kesinleşmeden tasfiyenin kapatılarak sicilden kaydının terkini ile hükmi şahsiyete son verilmesi halinde kaydın kapatılmasına dair kararın iptali gerektiği gerekçesiyle davacı yanın iddiası kanıtlandığından dava ve birleşen davanın kabulüne, tasfiye edilen davaya konu A.Ş.'nin tasfiye kararının kaldırılarak şirketin ihyasına, ticaret siciline tesciline ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan tasfiye memurları vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan tasfiye memurları vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4186, K. 2010/10079, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama