KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4210 E., 2010/10362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2005/318 - 2008/630 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya sigortalı müvekkiline ait işyerinde iki ayrı hırsızlık yapıldığını, ilk hırsızlık sonucu 16.333,00 YTL tazminat ödemesi yerien 11.333,00 YTL ödeme yapıldığını, yapılan ikinci hırsızlık sonucu ise oluşan zararın ise ek zeyilname yapılmadığı için hiç ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 5.100,00 YTL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait müvekkiline sigortalı işyerinde 14.08.2004 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu sigortaı emtiaların bir kısımının çalındığını,11.333,00 YTL olarak belirlenen bu tazminatın sigortalıya ödendiğini, ikinci hırsızlıkla ilgili olarak zeylin yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu birinci hırsızlıkla ilgili olarak 416,97 YTL'nın davalı tarafından eksik ödendiği, ikinci hırsızlıkla ilgili olarak zeyilname yaptırma yükümlüğünün davacı da olduğu, davacının zeyilnameyi yaptırdığını ve gerekli primleri ödediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4210, K. 2010/10362, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama