KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4325 E., 2010/10479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2007/1227-2008/1596 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin emekli maaşını çekmek için davalı bankanın Erenköy Kazasker şubesindeki ATM.yi kullanmak istediğini, işlemini yaptığı sırada bankamatik kartının ATM içerisinde kaldığını, müvekkilinin davalı bankanın müşteri hizmetlerini aradığını, müşteri temsilcisinin bankamatik kartını iptal ettiğini, bu görüşme sırasında müvekkilinin bankamatik kartı ile davalı bankanın Şenesenevler şubesinden para çekildiğini ileri sürerek, 2.345 TL maddi tazminatın, 1.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı olarak banka genel müdürlüğüne izafeten Erenköy Şubesi'nin gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, bankkart ile işlem yapılabilmesi için müşteri sorumluluğunda bulunan şifrenin bilinmesinin gerektiğini, ayrıca bankkart verilirken imzalanan taahhütnamede “bankkart ve şifre numarasının başkaları tarafından kullanılması halinde tüm sorumluluğun kendilerine ait olacağının” ve “ödemelerin ancak banka kayıtları ile ispat edileceğinin” belirtildiği, bu durumda müvekkili bankanın kusurunun bulunmadığını savunarak, davalı genel müdürlük için davanın husumet yönünden reddini ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kartının ATM'de sıkışmasından makul bir süre sonra müşteri hizmetlerini arayarak kartın kapatılmasını sağladığı, davalı bankanın nezdinde bulunan mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak, ATM'lere kart sıkıştırma hadiselerini engellemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri almak zorunda bulunduğu, bankanın objektif özen borcu gereği hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, mevcut durum karşısında davacıya kusur atfetmenin olanaksız olduğu, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat talebinin reddine, maddi tazminat isteminin kabulü ile 2.345 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4325, K. 2010/10479, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama