KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4357 E., 2010/11173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2008 tarih ve 2007/822-2008/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, taraflar arasında 01.08.1996 tarihli nakliye sözleşmesi ve eki fiyat anlaşması imzalandığını, 15.04.1998 tarihine kadar sözleşmenin uygulandığını, davalının 15.04.1998 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, asıl davada yoksun kalınan kazanç kaybı ve diğer maddi zararlar için 3.500 YTL’nin, birleştirilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/349 Esas sayılı dosyasında ise, 30.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davanın reddini istemiş, birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/267 Esas sayılı davasında ise, davacıya fazla ödeme yapıldığını ileri sürerek, 7.366.98 YTL’nin istirdadını talep etmiştir.
Mahkemenin asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin verdiği ilk karar Dairemizce bozulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda mahkemece, asıl davanın 6.952.95 YTL üzerinden kısmen kabulüne, davalının açtığı birleşen davanın ise reddine ilişkin verilen karar Dairemizce bu kez “kazanç kaybı hesabının yanlış yapıldığı gerekçesiyle davacı yararına, bozmadan sonra müdeteabihin ıslah edilme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davalı yararına” bozulmuş olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, 3.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafın açtığı birleşen davanın reddine, davacı tarafın açtığı birleşen ek davanın da zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4357, K. 2010/11173, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama