KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4426 E., 2010/10478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2008 tarih ve 2008/789 - 2008/747 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bostancı’da “Özel ... Dershanesi” ismi ile hizmet verdiğini, davalının “Özel ...Dershanesi” ismi ile dershane açtığını, ancak Türkiye çapında ün yapmış “Özel ... Dershanelerinin” isminden istifade etmek ve kendilerini şube olarak göstermek amacıyla bu ismi kullandıklarını, 625 S.K'nun ¾.maddesi uyarınca davalının bu ismi kullanamayacağını, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunu ileri sürerek, davalının bu ünvanı kullanmaktan men’ine, haksız rekabetin önlenmesine, 10.000.YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif husumeti bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu ünvanı kullanmasına hukuki engel bulunmadığını, lisans sözleşmesine dayanarak kullanımları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebinin açılmamış sayılmasına, davalının iş yeri ünvanı olarak kullandığı Özel ... Dershaneleri Maltepe şubesi ibaresinde geçen şube ibaresinin yazılmasının TTK 57/3-10 maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından davalının bu suretle oluşan haksız rekabetinin önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4426, K. 2010/10478, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama