KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4458 E., 2010/10695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/44-2008/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait emtianın İstanbul Limanından Busan Limanına taşınması işini üstlendiğini, bu nedenle kesilen faturaların kısmen ödendiğini, ayrıca başka bir taşımadan dolayı demuraj alacağının bulunduğunu ileri sürerek, 15.828.40 USD’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davada müvekkili ikametgahının bulunduğu Kırklareli mahkemelerinin yetkili olduğunu, Busan Limanına taşımaya dair davacı alacağının olmadığını, geri getirme talebinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ibraz edilen konşimentoya göre davalıya ait emtianın taşıyıcısının dava dışı ... Expres firması olduğu, davacının acente sıfatının bulunduğu, navlun, demuraj ve taşımadan doğan diğer hakların taşıyan tarafından talep edilebileceği, taraflar arasında bir anlaşmanın sunulmadığı, davacı tarafından gönderilen belgenin tek başına kanıt sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, taşımaya mesnet konşimentoda dava dışı taşıyıcının acentesi olarak hareket ettiğinin açıklanmasına, taşımaya ilişkin olarak davalıyla ayrıca bir sözleşme yapıldığını kanıtlamamış olmasına, temyize konu işbu davayı kendisi adına açmış bulunmasına, ıslah dilekçesi vererek taşıyıcıya izafeten açıldığının kabulünü talep etmiş ise de ıslah ile davada taraf değişikliğinin yapılmasının mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4458, K. 2010/10695, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama