KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4616 E., 2010/10737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/521 - 2008/796 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulunun 10.07.2007 tarihli kararı ile ihraç edildiğini 06.04.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tesadüfen öğrendiğini, ihtarnamelerin adresine tebliğ edilmediğini, öncelikle tebligata yarar adreslerin araştırılması gerekirken ilanen tebligat yapıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın üç aylık yasal sürede açılmadığını, ihtarnamelerin noter marifetiyle davacının kooperatife bildirdiği en son adrese gönderildiğini, ancak tebliğ yapılamadığından ilanen tebligat yapıldığını, ihtarnamelerden sonra davacının ödemelerini yasal süre içersinde yerine getirmemesi üzerine ihraç kararı alındığını, bu kararın da bilinen son adresine gönderildiğini, davacının 20.05.2007 tarihli olağan genel kuruluna katıldığına savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalı kooperatifin hisse devri suretiyle ortak olan davacıya adres değişikliğini bildirmesi ihtarının tebliğ edildiğinin belirlenemediği, davacıya çıkarılan birinci ihtarın yasal şartları taşımasına rağmen ikinci ihtarın yasal şartları taşımadığı, aidat borcu ve faizin ayrı ayrı belirtilmediği, davacının adresi konusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan ilanen tebligat yolu ile ihtarnamelerin ve ihraç kararının gazetede ilan edildiği, ilanın kooperatifin merkezinde asıldığına dair bir askı ilan tutanağı bulunmadığı, ihtarların ve alınan ihraç kararlarının yerinde olmadığı,
davacının süresinde dava açmadığı yönündeki davalı savunmasının usulüne uygun yapılan bir ilan bulunmadığından kabul edilmediği gerekçesiyle, ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4616, K. 2010/10737, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama