KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4705 E., 2010/11792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2006/882 - 2008/658 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin 17.11.1987 tarihinde davalı banka nezdinde vadesiz döviz tevdiat hesabı açtığını, hesaptaki son işlem tarihi olan 25.12.1987 tarihinde 35.000 DM para bulunduğunu, müvekkilinin annesinin dört yıl süren hastalık sonucu 05.02.1993 tarihinde vefat ettiğini, murisin şahsi belgelerinin arasında hesap cüzdanı bulunarak bu hesaptan müvekkilinin haberdar olduğunu, 16.12.2005 tarihli yazılı başvurusu üzerine davalının cevabi yazısında paranın Merkez Bankasına aktarıldığını bildirdiğini ileri sürerek, hesapta bulunması gereken paranın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, paranın 1996 yılı öncesinde hesap sahibine ödenerek hesabın kapatıldığını ancak 10 yıllık belge saklama süresi dolduğu için ödeme kayıtlarına ulaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, hesap açılış tarihindeki mevzuata uygun şekilde zamanaşımı prosedürünün işletildiğine ilişkin delil mevcut olmadığı ve davalı bankanın paranın ödendiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4705, K. 2010/11792, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama