KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4837 E., 2010/10484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2009 tarih ve 2007/624-2009/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulu kararı ile kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini, kararın haklı ve yerinde olmadığını, vergi dairesince gönderilen haciz ihbarnamesine göre yaptıkları ödemelerin dikkate alınmadan ihraç kararının verildiğini, bu kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise, kooperatif ortağı olan davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemelerin zamanında yapılmadığını, usulüne uygun olarak ihtar edilerek ihraç edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı kooperatifin zamanında ihtarlar keşide ederek davacıdan aidat aslı ve gecikme faizlerini ödenmesini usulünce istenmiş ise de, borcun ihtarnamede gösterilen 18.879,43 TL olmadığı, kooperatif kayıtlarına göre bilirkişinin incelemesi ile bu tutarın 17.838,76 TL olduğu ihraç kararına dayanak teşkil eden üye borcunun doğru olarak hesaplanması, her iki ihtarın aynı borç miktarını içermesi borcu aşan tutarın istemesi halinde ihtarların geçersiz olacağı, ihtarların geçersiz olduğu düşünüldüğünde üyenin ihracına ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların ihraç prosedürü, 1163 sayılı Yasa’nın 27 nci ve yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 14 ncü maddelerinde etraflıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. Anılan düzenlemelere göre ortağın ihraç edilebilmesi için, yasa ve anasözleşmeye uygun şekilde ihtar edilmesi ve ayrıca ihtara konu edilen borcun gerçeği yansıtması gerekmektedir.
Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarının aynı olması farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması, borç miktarlarında tereddüde meydan verilmemesi ihtarnameye uyulmaması halinde ne gibi bir yaptırım uygulanacağının açıkça gösterilmesi zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’nın 16 ve 27 nci maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır. ../..
Somut olayda, davacının ihracına esas ihtarnamelerin gerçek borç durumunu yansıtmadığı kabul edilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 540 TL’lik bu fark cüzi boyutta olup, ihtarları bu yönüyle usulsüz kılacak nitelikte değildir. Yapı kooperatifi tip anasözleşmesinin 14/2 nci maddesinde parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktiren üyelere ihtar yapılacağı ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı hükme bağlanmıştır.
Davalı kooperatifçe çıkarılan 29.03.2007 tarihli ilk ihtarnameye ekli borç ve ödeme tablosundan anlaşılacağı üzere davacıdan Şubat 2007 aidat borcu da istenmiş olup, bu borçla ilgili olarak anılan madde belirtilen 30 günlük gecikme koşulu beklenmemiştir.
O halde, davalı kooperatifçe keşide edilen ihtarnamelerin anasözleşmeye aykırı olduğu, talep edilmesi şartları olmayan aidat borcunun yer aldığı ihtarnamelere dayanılarak ihraç kararı verilemeyeceği dikkate alınarak davanın bu gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4837, K. 2010/10484, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama