KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4870 E., 2010/10486 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2008/904-2009/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... isimli müşterisi hakkında bankadan olumlu cevap alması üzerine yapılan alışveriş sonunda aldığı çeklerin karşılığının çıkmadığını, çek asıllarını bankaya vermeye hazır olduklarını bildirmelerine rağmen bankanın müşterileri tarafından ödemeden men talimatı verildiğini bildirerek teminat bedelini de ödemediği, bankaca mahkemece verilmiş bir ödemeden men kararı olmadan sorumluluk miktarının ödenmemesinin yasal olmadığını, keşidecinin 50 kadar çeki razısı hilafına vermesinin mümkün olmadığını, uygulamada borçludan ziyade muhatap bankaya itibar edildiğini, bankanın gereken özeni göstermediğini ileri sürerek, bankanın (8) adet çekten dolayı sorumlu olduğu miktarı ödemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bankanın ödemeden men talimatını araştırma zorunluluğunun olmadığını, TTK 711/son fıkrasına dayalı ödemeden men talimatı yasanın öngördüğü koşullara uygun olarak yapılması halinde bankanın ödemeye ilişkin sorumluluğunun doğmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın davalı bankanın kanundan kaynaklanan sorumluluğu gereği ödemesi gerektiği iddia edilen çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olduğu miktara ilişkin alacak davası olduğu, bankaya dava konusu çeklerin ibrazından önce hesap sahibi tarafından çekle ilgili ödeme yapılmamasının dilekçeyle bildirildiği hesap sahibi ile banka arasındaki kredi ilişkisinin yalnızca ikisi arasında dönülmeyecek bir kredi ilişkisi olduğu, bankanın hesap sahibinin bu talebine rağmen ödeme yapması halinde hesap sahibinden kendi sorumlu olduğu miktarı geri isteyemeyeceği, bankanın kötü niyeti yada dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğinin de ispatlanamadığı, dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edildiğine dair kayıt olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davayı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4870, K. 2010/10486, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama