KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4943 E., 2010/11060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2007/2500-2008/1882 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi dava dışı ...olan, 06.11.2006 vadeli, 5.000 YTL bedelli bonoyu tahsil amacıyla davalı bankanın Akdeniz şubesine verdiğini, banka tarafından bononun, borçlunun adresi olan Ankara/Yenimahalle şubesine posta ile gönderildiği sırada kaybolduğunu, bonoyla ilgili olarak senet iptali davası açtığını, bono bedelini sonradan tahsil ettiğini ileri sürerek, bono vadesi ile senedin iptali arasında geçen 8 ay 19 günlük süre için avans faizi miktarı 1.000 YTL, noter masrafı 93,43 YTL, senet iptal davası için yapılan mahkeme masrafı 46,90 YTL, vekalet ücreti 250 YTL toplamı olan 1.390,33 YTL'nın her bir masrafın yapıldığı tarihten itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bononun Yenimahalle şubesine posta yoluyla gönderildiğini, kayıtlara göre Songül Doğan isimli kişiye teslim edildiğini, adı geçen kişinin banka çalışanı olmadığını, kusurları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu bononun banka tarafından Yenimahalle şubesine posta yoluyla gönderilirken kaybolduğu, bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1.390,33 YTL'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı banka vekil hamil olduğu, kendisine tahsil için verilen bonoyu kaybetmesinden ötürü meydana gelen zararlardan kural olarak sorumludur. Ancak davacı, zararının tazminini ancak, esas bono borçlusuna karşı alacağını kanıtlayamamış olması, yani zararının oluştuğu durumda isteyebilir. Dava konusu olayda ise senedin kaybolmasından sonra davacı aldığı zayi iptal kararına istinaden bono borçlusuna başvurmuş ve senet bedelini tahsil etmiştir.
Bono borçlusundan asıl alacağı tahsil eden davacının faizi de borçludan istemesi ve bunu kanıtlayamaması halinde vekil hamil durumunda bulunan bankaya başvurması gerekir. Şayet davacı, bono borçlusuna başvuru aşamasında faizi isteyebilecekken istememiş ve esas alacağı bono borçlusundan tahsil etmiş ise BK 113.maddesi uyarınca faiz isteme hakkı düşmüş olacağından, davalı bankadan faiz istemesi de mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda araştırma ve inceleme yapılıp neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4943, K. 2010/11060, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama