KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4945 E., 2010/10809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2007/191 - 2008/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkiline kur'a sonucu 76 numaralı villanın, davalı ...'e ise 77 numaralı villanın isabet ettiğini, ancak davalının plan ve projeye aykırı olarak müvekkilinin bahçesine tecavüz eder biçimde ve komşuluk hukukuna uygun olmayan şekilde kamelya ve barbekü yaptığını, diğer davalının ise bu duruma sessiz kaldığını, ileri sürerek, kamelya ve barbekünün men'i ile yıkılarak kaldırılmasına, yine her iki villa arasındaki merdivenin yıkılarak, eşit mesafede davalı kooperatifçe yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davanın, aktif ve pasif husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı, ... vekili, davanın reddini istemişir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararı mahkememizce yetki yönünden bozulmuş, yetkili mahkemece, bozma ilamı sonrası yapılan araştırmaya göre, davacı tarafından yıkılması istenen barbekü ve kamelyanın belediyece dava tarihinden sonra onaylanan yeni vaziyet planı kapsamında yasal hale geldiği, merdivenlerin, konutların bulunduğu arazi yapısına uygun olarak davalı kooperatifçe yapıldığı, arazinin topografik yapısı dikkate alındığında yapılan imalatın uygun olduğu, diğer villaların bahçesinin de eşit büyüklükte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, müdahalenin men’i ile iki villa arasındaki kamelya, barbekü ve merdivenin yıkılması istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu kamelya ve barbekünün başlangıçta imar mevzuatına aykırı yapıldığı, daha sonra bu yapıların Belediyece onaylanan vaziyet planı ve tadilat projesi kapsamına alınarak yasal statüye kavuşturuldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun komşuluk hukukunu düzenleyen hükümlerine göre, herkes taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek faaliyette bulunmaktan kaçınmak zorundadır.
Hakim, her somut olayın özelliğine göre, toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan hukuk ve yöresel örf ve adetler gereğince komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü olacakları olağan katlanma ve hoşgörü sınırlarını belirlemeli, mülkiyet hakkının kullanımının komşuluk hukukuna aykırı olup olmadığını değerlendirerek, aykırılığın hangi şekilde giderileceğini tespit etmelidir.
Yapılan barbekü ve kamelyanın sonradan Kanuna uygun hale getirilmesi komşuluk hukukunun gözardı edilmesini gerektirmez. Yapı sahibinin, Türk Medeni Kanununa göre, komşusuna zarar vermeyecek şekilde imalat yapması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, sonradan yapılan ve bilirkişi raporuna göre davacının deniz manzarasını kapattığı anlaşılan kamelya ve barbekünün başka şekilde yapılmasının mümkün olup olmadığının araştırılıp, başka şekilde yapılması mümkün ise yapılarla ilgili ne gibi tedbirler alınabileceğinin tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, salt yapıların sonradan İmar Kanunu’na uygun hale getirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4945, K. 2010/10809, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama