KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/4992 E., 2010/11126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.09.2008 tarih ve 2007/524-2008/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, otogaz işi ile uğraşan müvekkili şirketin sağladığı haklı ünden istifade etmek isteyen davalı şirketin ana sözleşmesindeki iştigal konusu dışına çıkarak “...
LPG Dönüşüm Servisi” işletme adıyla faaliyet göstermeye başladığını, müvekkilinin “...Otogaz” markasının tescili için 12.6.2000 tarihinde başvuruda bulunduğunu, marka ve LPG dönüşüm işinin Kayseri’de müvekkili tarafından tanıtıldığını ileri sürerek, müvekkili şirketin markasına haksız tecavüzün önlenmesine, iltibasa neden olan “...” ibaresinin davalının ticaret unvanından silinmesine,
davalı şirketin sağladığı haksız kazanç nedeniyle fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00TL' sının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bozma sonrası 23.06.2008 tarihli ıslahla maddi tazminat talebini 3.935,00 TL' sına yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin “...” ismini 1989 yılından beri ticari faaliyetlerinde fiili olarak kullandığını, 1995 yılında da ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini, bu ibarenin marka olarak tescili hususunda da 7.7.2000 tarihinde Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na müracaat ettiğini, aslında davacı şirketin müvekkilinin ticari unvanına ve markasına tecavüzde bulunduğunu, iddialarının tamamen yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı Dairemizce, davacı tarafın tazminat istemini haksız rekabet nedeniyle davalının elde ettiği gelire dayandırdığı, davalının ana sözleşmesinde değişiklik yaparak otogaz ve otolarda LPG dönüşüm işine girmesi üzerine haksız rekabetin başladığı 2000 yılı ve öncesindeki 1999 yılı karşılaştırılarak otogaz ve LPG faaliyetleri nedeniyle kazancında artış olup olmadığının belirlenmesi gerekirken 2000-2001 yılları karşılaştırılmasıyla davalının haksız rekabet nedeniyle kazanç elde ettiği ve davacının bu nedenle zarar gördüğünün ispatlanamadığı gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı olarak tazminat
isteminin reddi doğru görülmeyerek bozulmuş, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma sonucunda, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL' nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, ıslahla artırılan miktar zamanaşımına uğradığından bu kısma yönelik istemin reddine, diğer hususların bozma kapsamı dışında bırakılması nedeniyle kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma sonrası ıslahla artırılan miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, bozma sonrası ıslahın mümkün olmaması nedeniyle maddi tazminatın ıslahla artırılan kısmının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçeyle onanması gerekmiştir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/4992, K. 2010/11126, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama