KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/505 E., 2010/6483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2008 tarih ve 2003/305-2008/233 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ithal edilen bazı ürünlerin yurda girişi için müvekkili tarafından standartlara uygunluk raporu verilmesi gerektiğini, davalılardan Kaptan Çelik Aş.’nin 1996 ve 1999 yılları arasında ithal ettği ürünlere belirtilen belgenin alınmadan diğer davalılarca sahte olarak standartlara uygunluk belgesi düzenlendiğini, müvekkilinin bu nedenle 19.402,88 TL zarara uğradığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, 29.05.2008 tarihli oturumda taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, 3 ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle HUMK’nun 409 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 29.05.2008 tarihli oturumda davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMUK’nun 409 ncu maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 13.10.2008 tarihinde de anılan işlemden kaldırılma kararına dayalı olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın, yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için öncelikle tarafların usulüne uygun şekilde oturuma çağrılmalarına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez. Somut olayda, davacı vekilinin istifası üzerine davacı asile çıkarılan duruşma gününü bildir davetiyenin üzerine davayla ilgisi bulunmayan Özel ...Tıp Merkezi Ltd.
Şti.’nin adının yazılması nedeniyle tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafın duruşma gününden haberdar olmaması nedeniyle, davanın takipsiz bırakılması şartı gerçekleşmediğinden yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/505, K. 2010/6483, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama