KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5092 E., 2010/11360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.05.2008 tarih ve 2006/576-2008/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘AG ADRIANO GOLDSCHMIED’ ibareli markanın sahibi olduğunu, tekstil alanında dünyaca tanınmış bu markanın Türkiye’de de 25. sınıf emtialarda kullanılmak üzere tescili için başvuruda bulunduğunu, aynı ibareli davalı adına tescilli markanın varlığı nedeniyle istemin reddine karar verildiğini, oysa bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin tescilli unvanı olduğunu, sınai hak olarak üzerinde öncelik hakkının bulunduğunu, markanın tanınmış olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markasının Türkiye’de tescil edilmediğini ve tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin marka tescilinin kötüniyete dayanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının tescilli markasıyla davacının unvanı ve aynı zamanda markasının aynı olduğu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının bu durumu bilerek marka tescil talebinde bulunduğu, kötüniyetli tescilin olduğu, ayrıca bu ibarenin davacının tescilli unvanı olduğu, Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK.nin 8/5 maddesi uyarınca 25. sınıf emtialar bakımından öncelik hakkının olduğu, istemin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli markanın tümüyle hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5092, K. 2010/11360, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama