KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5122 E., 2010/11129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2009 tarih ve 2006/1235 - 2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26.08.2006 tarihinde davalı bankaya ait ATM makinesinde kredi kartı ile işlem yaparken ATM makinesinin müvekkilinin kartını alıkoyduğunu, müvekkilinin daha sonra hesaplarını kontrol ettiğinde 3.168,00 TL'sının çekildiği veya başka hesaplara havale edildiğini öğrendiğini,davalı bankanın ATM makinesinin bulunduğu yere güvenlik önlemi almadığını ileri sürerek, 3.168,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kartla yapılan işlemlerin davacıya ait şifrenin doğru yazılarak yapıldığını, davacının, kartının elinden rızası dışında çıktığı halde durumu süresinde bankaya bildirmediğini, zararın davacının eyleminden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kartın davalı bankanın ATM makinesince alıkonulduğu, kartın üçüncü kişilerce bankamatik haznesinden alınarak kullanıldığı, davalının gerekli güvenlik önlemlerini almayarak davacının zararına neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.160,20 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi kartının bankamatikte alıkonulması ve kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesi sonucu yapılan harcamanın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5464 sayılı Yasanın 44. maddesine göre, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri, Kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır.
Somut olaya konu uyuşmazlık, kredi kartından kaynaklanan alacak olması nedeniyle tüketici işlemidir. Anılan yasal düzenleme karşısında, davanın kart hamili olan tüketici tarafından, kartı çıkaran kuruluş aleyhine açıldığı gözetilerek, davaya tüketici mahkemesince bakılması gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir.
Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5122, K. 2010/11129, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama