KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5131 E., 2010/11286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.11.2008 tarih ve 2008/24-2008/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, müvekkiline ait ganyan bayiinde bir şahsın 2 adet yabancı kredi kartı ile 4 kez toplam 7.185,00 TL’lık kredili oyun oynadığını, işlem sırasında POS cihazının işleme onay verdiğini, davalının ise kartların sahte olabileceği gerekçesiyle ödeme yapmadığını, oysa müvekkilinin sözleşme hükümlerine titizlikle uyduğunu ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalı bankanın bedellerini tahsil ettiği dava konusu işlemler yönünden yurt dışı bankalara geri ödemede bulunduğunu veya bu konuda geri ibraz istemi olduğunu kanıtlayamadığı, davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten bir zararının doğup doğmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya konu işlem karşılığını dava dışı yurtdışı bankadan tahsil ettiği, chargeback süresinin 2 yıl olduğu,
bu süre geçmiş olmasına rağmen yurddışı bankasının iade isteminde bulunmadığı ve davalı bankanın davaya konu işlemler nedeniyle riskinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kablüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5131, K. 2010/11286, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama