KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5144 E., 2011/4804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2007/303-2008/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı K.V.K.
Teknoloji Ür.Tic.A.Ş. avukatı ..., davalı High Teck Computer Corpuration vekili Av....., davalı Casper Bilgisayar Sis.A.Ş. avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, HTC+şekil ibareli markanın 2005 23603 sayı ile 09, 37 ve 45. Sınıflarda kullanılmak üzere müvekkili adına tescil edildiğini, davalılardan Casper Bilgisayar A.Ş’nin müvekkilinin tescilli markasının aynısını yada ayırt edilemeyecek benzerini marka kapsamındaki mal ve hizmetler için kullandığını, bu davalıya çekilen ihtarnameye verilen cevapta anılan markayı taşıyan ürünlerin High Tech Computer Corporatıon'dan ithal ettiklerini, ithalat işlemlerinin de KVK A.Ş. firması tarafından gerçekleştirildiğini, davalıların bu eyleminin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalıların bu eylemlerini gerçekleştirirken müvekkilinden herhangi bir izin almadıklarını ileri sürerek davalıların eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz
ettiğinin tespiti ile durdurulması ve menine, davalılar tarafından müvekkilinin markasını kullandıkları www.htc.com alan adlı internet adresinin iptaline ve kullanımına son verilmesine, haksız rekabetin men’ine, 10.000 YTL maddi ve 20.000 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı KVK A.Ş. vekili, müvekkilinin distribütörü olduğu diğer davalı High Tech Computer Corporation'un (Kısa adı "HTC") 1997 yılında Tayvan'da kurulduğunu, tüm dünya ülkelerine kendi markasını taşıyan cep telefonlarını pazarladığını ve tüm ticari ilişkisi olan ülkelerde HTC ismi ile tanındığını, markanın Paris Sözleşmesi 1. mükerrer 6.maddesi çerçevesinde tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin de bu davalının Türkiye'deki distribütörü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Casper Bilgisayar A.Ş. vekili, davalı High Tech Computer Corporation'un HTC ibareli markası ile tüm dünyada tanındığını, müvekkilinin bu firmanın distribütörü olduğunu, HTC ibaresini taşıyan ürünleri bu firmadan usulüne uygun ithal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı High Tech Computer Co. vekili, müvekkilinin kısa adının "HTC" olduğunu, uluslararası itibarli bir kuruluş olduğunu, müvekkiline ait "HTC+şekil" ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunu, davacının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markası tescilli olduğundan 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi kapsamında korumadan yararlandığı, kural olarak markayı taşıyan ürünün ithalini engelleme hakkına sahip olduğu, ancak söz konusu ürünlerin davalı Casper tarafından diğer davalı High Tech Computer Corporation'dan yurt dışında satın alınarak ithal edildiği,
HTC harfleri bu şirketin ticari unvanının ilk harflerinin bileşiminden oluşmakta olup, aynı ibarelerden oluşan HTC, HTC+şekil gibi çok değişik markaları 6 ve 9. Sınıflarında dahil olduğu çeşitli sınıflar için 2000 yılından itibaren Almanya, İngiltere, Japonya, Amerika, Avustralya olmak üzere takip eden yıllarda ve ağırlıklı olarak da 2006 yılından itibaren dünyanın belli başlı ülkelerinde tescil edildiği, yine sunulan delillerden High Tech Computer Corporation ticari ünvanının baş harflerinden oluşturulan HTC ibaresini fiilen ticari ünvan şeklinde de kullandığı,
dünyadaki tescillerin bir bölümü 2006 yılında yapılmışsa da, bu markanın 2001 ve 2002 yılından itibaren tanınmasına bağlı olarak hızlandığı, özellikle internet üzerinden sınırsız iletişime bağlı olarak gelişen elektronik ticaret nedeniyle dünyada bu kadar çok bilinen bir markanın Türkiye'deki ilgili sektörlerce tanınmadığının düşünülemeyeceği, dolayısıyla da davacı markasının başvuru tarihinde Türkiye'de de tanınmış olduğu,
tanınmış markaların Paris Konvansiyonu 6. mükerrer 1. maddesi ile TRİPS 16. maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8.maddeleri gereğince tescilsiz olarak da hukuki korumadan yararlanacağı, davacının marka tescilinin belirtilen hakların kullanımına engel olmayacağı, öte yandan klasör halinde sunulan dokümanlardan HTC'nin aynı zamanda şirketin ticari unvanı olarak da kullanıldığı ve şirketin uluslararası ticarette bu isimle anıldığı, Paris Konvansiyonu 8. maddesi uyarınca kısaltılmış ticari unvanını herhangi bir tescile gerek olmadan kullanma hakkı bulunduğu,
böylece davalı markasının tanınmışlığı ve tescilsiz korunmadan yararlanması nedeniyle davacının 61. maddeye dayanarak markanın kullanımını önleme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı markasının Türkiye’de tescilinden önce davalıya ait HTC+Şekil markasının 556 sayılı KHK’nin 7/1-i.maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun belirlenmiş olmasına, tanınmışlığın ilgili sektörde gerçekleştiğinin kabulü ile tanınmış marka Türkiye’de kullanılmasa dahi anılan KHK hükmü ve Türkiye’nin taraf olduğu Paris sözleşmesi ve TRİPS hükümleri kapsamında korunacak olması nedeniyle davacının tescilli markadan kaynaklanan haklarının somut uyuşmazlıkta davalılara karşı ileri sürülemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5144, K. 2011/4804, 21 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama