KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5148 E., 2011/4264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2007/305-2008/321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde davacı avukatı ..... ile davalı avukatı.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının tüm hakları müvekkiline ait olan dünya çapında tanınmış "DOCKERS" markasını 9 ve 14. sınıflarda kendi adına tescil tescil ettirdiğini, oysa birebir aynı olan markaların karıştırılma ihtimali yanında anılan marka üzerindeki müvekkilinin öncelikli haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli "DOCKERS" markasının hükümsüzlüğüne ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının "DOCKERS" ibareli markasının tanınmış bir marka olmadığını, tescil aşamasında davalının YİDK'na yapmış olduğu itirazın reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davanın hak düşürücü süre içersinde açılmadığını, kaldı ki davacının uzunca bir süre sessiz kalmasıyla hak kaybına uğradığını, taraf markalarının kapsadığı sınıflar arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava tarihine göre tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçmeden davanın açıldığı, saat ve gözlüklerin aksesuar tamamlayıcısı olduğu, davacı markası tescil tarihinde Türkiye'de tanınmış olmasa da tanınma potansiyeli yüksek olan markanın tescilinin kötü niyetli olduğu, bu nedenle davacının yurt dışındaki tescil kapsamında mevcut olan tüm saatler yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, markanın tanınmışlığı kanıtlanmadığından davacının kendi markaları kapsamında diğer ürünler yönünden talebin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli markanın saatler, saat kordonları, kol saati, duvar saati, masa saati, fantezi saat, gözlükler, güneş gözlükleri yönünden hükümsüzlüğüne karara verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5148, K. 2011/4264, 12 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama