KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5161 E., 2011/4335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2008 tarih ve 2007/760-2008/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , taraflar arasında 01/05/2005 tarihli "Kira Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmeyle müvekkilinin kiracı , davalının ise kiralayan konumunda bulunduğunu, sözleşmeyle kira bedelinin 2005 yılı için yıllık 20.650 Euro ve 2006 yılı için yıllık 21.830 Euro olarak belirlendiğini , davalının aynı nitelikteki bir başka mecurunu neredeyse yarı fiyatına kiraya verdiğinin öğrenildiğini, anılan hususun davalıya iletilmesi üzerine 2007 yılı için 9.440 EURO kira bedelinin kararlaştırıldığını, iki yıllık kira süresi içerisinde müvekkili kiracının yaklaşık 20.000 EURO fazla kira bedeli tahsil olunduğunu ileri sürerek 20.000 TL.’nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili , taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesinde "iş bu sözleşme 01/05/2006 tarihinde yürürlüğe girer ve 31/12/2006 tarihinde yürürlükten kalkar."....."kiralayan (divan) tarafından sözleşmenin yenilenmeyeceği hususu sözleşme süresinin sona ermesinden bir ay öncesinden yazılı olarak karşı tarafa bildirilmedikçe sözleşme kendiliğinden aynı koşullarla bir ay daha yürürlükte kalacaktır." hususlarının kararlaştırıldığı,
sözleşmenin süresi sona erdikten ve fakat bir aylık uzama süresi içinde davacı yanın kira sözleşmesinin devam etmeyeceği hususunun yazıyla müvekkili kiralayana bildirdiğini, 2007 yılı için tarafların kira sözleşmesi konusunda anlaştıkları yönündeki davacı iddiasının gerçek olmadığını , hata / hile hükümlerine dayalı iddianın da hak düşürücü süre nedeniyle dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, :ileri sürülen olayların gerçekten aldatmayı oluşturacak nitelikte bulunmadığı, sözleşmenin kurulduğu günden, davanın açıldığı tarihe kadar yaklaşık iki yıldan fazla bir süre geçtiği, akdi ilişki sürecinde sözleşmenin tarafların karşılıklı iradeleriyle bir kez yenilendiği, uzatmanın sonunda kira sözleşmesinin yenilenmediği ortadan kalktığı , bu süreçten sonra tekrar başa dönüp kira bedelinin tartışma konusu yapılamayacağı, B.K.19 ve 20. maddeleri ile MK.nun 2. maddesi anlamında gerçekleşen bir sözleşmenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5161, K. 2011/4335, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama