KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5163 E., 2010/11395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Karadeniz Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2008 tarih ve 2006/292-2008/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının okulundaki kantini 1999-2006 yılları arasında kiralama yöntemiyle işlettiğini, sözleşmenin başında masa, sandalye ve her türlü malzemenin müvekkili tarafından sağlandığını, 01.09.2004 tarihinde yenilenen kira sözleşmesinden önce malzemelerin yenilenmesinin istediğini, müvekkilinin 25.500,00 YTL değerinde yeni masa, sandalye aldığını, davalı vakfı temsilen ikinci başkan ...'un 2006 yılı Mayıs ayı başında kantini kapatacaklarını, yemekhanelerin de okul tarafından işletileceğini müvekkiline sözlü olarak bildirdiğini, malzemelerin davalıya devri için teklif verildiğini,
müvekkilinin 17.07.2006 tarihli 16.473,43 YTL tutarında fatura kestiğini, karşılığında eşyaların davalıya devredildiğini, eşyaların teslim alındığını, 9.680,00YTL temsil gideri içinde 17.07.2006 tarihli fatura kestiğini ve faturaların davalıya tebliğ edildiğini, her iki faturanın ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak ödenmediğini, ayrıca vakıf hesaplarına geçmiş 1.095,00 YTL’lik temsil gideri alacağı bulunduğunu, toplam alacağının 27.248,43YTL olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu eşyaların müvekkiline satılmadığını ve teslim edilmediğini, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, faturalardan ihtarname tebliği ile haberdar olduğunu, eşyaların kullanılmayıp okulda durduğunu, davacının iddia ettiği şekilde bir satışın bulunmadığını, temsil giderinin söz konusu olmadığını, sözleşmenin 12. maddesine göre yönetici, öğretmen, personele yapılan hizmetlerin bedelsiz olacağının kararlaştırıldığını, bu hükmün değiştirilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, tebliğ edilmiş olduğu kabul edilse dahi teslim hususunu sevk irsaliyesi veya kesin delil ile ispatlanması gerektiği, ancak bunun ispatlanamadığı, davalının ticari defterlerinde teslim yönünde bir kayıt bulunmadığı, eşya satışına dair akdi ilişkinin davalı tarafça inkar edildiği, bu hususunun davacı tarafça kesin delil ile ispat edilemediği, temsil giderleri ile ilgili olarak sözleşmenin 12. maddesine göre yapılan hizmetin ücretsiz olduğunun taraflarca kabul edildiği,
davacı taraf sözlü olarak bu maddenin tadil edildiğini iddia etmiş ise de davalı tarafın bu hususu inkar ettiği, davacı yemin deliline dayanmadığından temsil gideri ile ilgili talebinin yerinde görülmediği, 1.094,97YTL borcun davalı vakfın defterlerinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.094,97 YTL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5163, K. 2010/11395, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama