KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5170 E., 2010/11654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.12.2008 tarih ve 2008/103-2008/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’nın S.S.Abide Kent Konut Yapı Kooperatifinin başkanı olduğu dönemde oğlu olan diğer davalının aynı kooperatifteki payını müvekkiline 66.000,00 YTL’si bedel ile sattığını, sözkonusu payın müvekkiline hiçbir aidat ödemesi yapılmaksızın devredildiğini, bu nedenle müvekkilinin kooperatife hiçbir aidat ödemediğini, davalı ...’in kooperatif başkanı olduğu dönemde müvekkilinden aidat isteminde bulunulmadığını,
ancak davalı ...’in başkanlığı sona erdikten sonra gelen yeni yönetimin anahtar teslimi şeklinde bir satışın olmadığı gerekçesiyle müvekkilinden devir aldığı tarihten itibaren olan aidat borçlarını ödemesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin dava dışı kooperatife toplam 42.000,00 YTL aidat borcu ve gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını, oysaki davalıların birlikte hareket ederek davalı ...’un payını müvekkiline aidat ödemesi yapılmaksızın anahtar teslimi olarak sattıklarını, davalı ...’in müvekkiline hiçbir aidat ödemesi yapmayacağı yönünde taahhütte bulunarak yazılı belge verdiğini,
bu nedenle davalıların müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı aidat borcu ve gecikme faizinden sorumlu olduklarını ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen 42.000,00 YTL’nin davalılardan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın Kooperatifler Kanunu’nundan kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının aidat ödemeyecek şekilde davaya konu kooperatif payını devraldığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını savunmuşlar, davalı ... , davacı ile davalı ... arasındaki akdi ilişkiden dolayı kendisinin sorumlu bulunmadığını da belirterek, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ’ya ait kooperatif payının ilk ortağın daire bedelini peşin ödediği belirtilerek davacıya aidat ödememe koşuluyla satıldığı, davacının bu şartlarda satışı kabul ettiği, ancak ilk ortağın peşin ödememe yapmamış olması nedeniyle kooperatifin istemi üzerine davacının gecikme cezaları ile birlikte toplam 42.000,00 YTL aidat bedeli ödemek zorunda kaldığı, davacının ödediği bu bedelden kooperatif başkanı sıfatıyla belge düzenlemek suretiyle davacıyı yanılttığı ve satışın gerçekleşmesini sağladığı anlaşılan davalı ... ’nın da sorumlu olacağı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5170, K. 2010/11654, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama