KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5173 E., 2010/11445 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2008/232-2008/317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Federal Almanya Cumhuriyeti Essen Asliye Hukuk Mahkemesinin, 18. O 234/06 numaralı dosyasından verilen 23.04.2007 tarihli kararın ve yargılama giderlerine dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme kararının usule aykırı şekilde, davalının gıyabında verildiğini, kararda temyiz süresini açıklamadığını ve kararın Lahey sözleşmesine göre tebliğ edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 1965 tarihli Hukuki ve Ticari konularda Adli ve Gayrı Adli belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesine Türkiye ve Almanya'nın taraf bulunduğu, Türkiye yönünden bu sözleşmenin 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, Lahey sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden birinin de doğrudan posta yolu ile tebligata ilişkin olup, bu yönteme sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmanın mümkün olduğu,
Türkiye’nin ise 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile açıkça belirttiği, gıyapta verilen dava ve tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının, doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı, MÖHUK.nun 34. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5173, K. 2010/11445, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama