KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5240 E., 2010/11279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2007/187 - 2008/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin diğer davalı kuruma yaptığı başvuru sonucu müvekkilinin önceden tescilli “ADVANTAGE” markası ile iltibas oluşturan “SWISS MEETING ADVANTAGE” ibaresinin tescil edilmek istendiğini, yaptıkları itirazın enson davalı kurumun Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu’nca markalar arası benzerlik bulunmadığından bahisle reddedildiğini ileri sürerek, YİDK’nun 11.05.2007 tarih ve M-1278 karar numaralı kararının iptaline, tescil edilmiş ise davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve bilirkişi raporuna göre, davacı markasının esaslı unsurunun “ADVANTAGE” davalı şirket markasının esaslı unsurunun ise “SWISS MEETING ADVANTAGE” olduğu, bu hali ile markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar “ADVANTAGE” ibaresi taraf markalarının esas unsuru olmakla işaretler benzer ise de, dava konusu başvurunun kapsadığı hizmetlerin ortalama alıcıları dikkatli ve seçici kişilerden oluşacağından 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesine yol açmayacağının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5240, K. 2010/11279, 4 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama