KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5383 E., 2010/10789 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2007/375 - 2008/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... şirketi vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalı ...'a ait evde meydana gelen yazgının sıçraması sonucu zarar gördüğünü, yangın raporunda davalıya ait evde kimliği meçhul şahısların ikamet ettiğinin tespit edildiğini, bu yere sık sık giren ve yangına sebep olduğu ileri sürülen tinercilere karşı hiçbir önlem almayan davalının BK 58.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından eksperce hesaplardan riziko bedeli 45,058.123 YTL'nın ödendiğini, TTK sigorta ettirene 1301.maddesi gereğince rücu alacaklarının tahsili için davalı tarafça yapılan müracaatlarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkiline ait yana taşınmazın boş olduğunun, müvekkilinin boş olan taşınmazın korunması için gerekli tüm önlemleri aldığını yangının müvcekkilinin taşınmadığı üçüncü kişilerin ağır kusuru ile maydana geldiğini, bu nedenlerle müvekkilinden talep edilebilecek herhangi bir bedelin bulunmadığını, ayrıca tespit edilen hasar miktarının çok fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve yargılama sırasında toplanan delillere göre, davalının kendisine ait boş durumdaki evine üçüncü şahısların girip çıkmasını önlemek ve muhafazası için gerekli tedbirleri aldığı binanın etrafını çevirttiği ayrıca kapı ve pencerelere demir taktırdığı, malik olarak üzerine düşen her türlü önlemi aldığı, binanın muhafazası için üzerine düşen edimleri yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, kararının gerekçesinde davalının terk edilmiş boş olan ahşap evine tinercilerin girip yangın çıkarması sebebiyle sorumlu olmadığı kabul edilirken binanın bahçe, kapı ve pencerelerine demir parmaklık yaptırıldığı, binanın muhafazasında kusuru bulunmadığı belirtilmiş ise de BK.58 maddesi uyarınca sorumluluğu bulunan bina malikinin bu sorumluuğundan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı kabul edilemez.
Bina maliki davalıarın sorumluluğu, BK'nun 58.maddesinde düzenlenmiştir. Bu sorumluluk, objektif nitelik taşımaktadır. Mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile iliyet bağının kesildiği kanıtlanmadıkça bina malikin sorumluluğu esastır.
O halde; davalı bina malikinin sorumluluğu ortadan kaldıracak kanıtları toplanıp, gerektiğinde uzman bilirkişi vasıtasıyla mahallinde keşif yapılarak denetimine uygun rapor alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5383, K. 2010/10789, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama