KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5408 E., 2010/11843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.05.2008 tarih ve 2007/471-2008/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olup parasal yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmesine karşın kooperatifçe konutların davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, davalı kooperatif tarafından 741 ada 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapılacak olan konutlardan iki adedinin davacıya tahsisine, olmadığı taktirde kira ve faiz kaybından doğan zararlar için fazlası saklı kalmak üzere 6.000 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile aynı konumda olan 104 ortağa ait inşaatın henüz başlamadığı, onaylanmış bir projenin bulunmadığı, bu nedenle davacının daire tahsisi talebine henüz hakkının doğmadığı, bu nedenle daire bedelinin de talep edilemeyeceği, davanın kooperatife yöneltilmesinin gerekip gerçek kişi davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle gerçek kişi davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı kooperatif hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı kooperatif vekilinin temyiz istemine gelince; mahkemece, davanın reddine karar verilerek, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığı gerekçesiyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulmuşsa da, dosya içeriğinden, davalı tarafça, keşif masrafı ve bilirkişi ücreti giderlerinin karşılandığı anlaşılmakla, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5408, K. 2010/11843, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama