KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5472 E., 2010/11099 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2009 tarih ve 2007/476 - 2009/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 01.01.2001 tarihinde 66.828 Alman Mark'ı ödeyerek ... Gıda Sanayii ve Ticaret A.Ş.'ne ait 116 hisse senedini devraldıklarını, ancak hisse senetlerinin müvekkillerine teslim edilmediği gibi, müvekkillerine herhangi bir ortaklık hakkı tanınmadığını ve kâr payı verilmediğini, sözleşmenin gereklerinin davalılar tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini ve anılan meblağın ödemenin yapıldığı 01.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıya ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri TTK'nun 405/2. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının şirkete sermaye olarak verdikleri şeyi geri isteyemeyeceklerini, ancak tasfiye payına ilişkin haklarının saklı olduğunu, müvekkil şirketin tasfiye halinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TTK'nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf şirket ortağı olmak üzere davalı tarafa para verdiğini, buna karşılık usulünce gerçekleştirilmiş bir ortaklık işlemi bulunmadığını ileri sürerek, ödediği tutarın tahsili talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacıların ... Gıda A.Ş.'nin ortağı olduğunu savunmuştur. Her ne kadar dava dosyasına davacıların şirket ortağı olduğuna dair bir kısım belgeler sunulmuş ise de.
Dairemize intikal eden dosyalardan davalı adına bünyesinde ikincil kayıtlar tutulduğu savunulduğundan, mahkemece bu belgelerle yetinilmeyerek davacı taraf davada bilirkişi deliline de dayandığından mahkemece uzman bir bilirkişi kurulu vasıtasıyla davacıların ortağı bulunduğu belirtilen şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacıların devraldığını bilrdirdiği payların anılan şirket sermayesi içinde yer alıp almadığı ve davacıların ortaklığının usulünce gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği üzerinde durulup dosya içerisinde bulunan fotokopi belgede davada savunulduğunun aksine devreden imzası altına ... imzasının olmasının ne anlama
geldiği üzerinde durulup sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5472, K. 2010/11099, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama