KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5496 E., 2010/12030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2006/451-2008/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına tescilli 42 adet markanın tescil tarihlerinden itibaren hiçbir şekilde kullanılmağını ileri sürerek, dava dilekçesinde belirtilmiş bulunan markaların 556 sayılı KHK'nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca hükümsüz sayılarak iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın haksız olduğunu, davacının kötü niyetli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markaların sayısı nedeni ile verilen tefrik kararı sonucu işbu davada 9 adet markaya ilişkin olarak yapılan yargılama sonucu 147587, 168973, 168974, 97/020556, 97/020557, 206936 nolu markaların kullanıldığına ilişkin fatura veya başkaca herhangi bir belgenin ibraz edilmediği,
149456 nolu tescilli Master markası ile ilgili 09. sınıfta 2003 ve 2005 yıllarında, 98 000273 nolu ROADMASTER NEXT WAVE markası ile ilgili 09. sınıfta mamulle ilgili 2003 ve 2006 yıllarında, 193389 nolu ROADMASTER NEXT markası ile ilgili 09. sınıfta 2003 ve 2006 yıllarında fatura düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş ise de sunulan toplam fatura sayısı, faturaların uzun aralıklı tarihlerle düzenlenmesi ve özellikle de faturaların grup şirketleri adına düzenlenmiş olması karşısında davalının anılan markalarla ilgili olarak yasanın öngördüğü anlamda tescil kapsamındaki ürünler için ciddi ve etkin bir kullanımının bulunmadığı,
markaların ciddi şekilde kullanıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davaya konu 147587, 168973, 168974, 97/020556, 97/020557, 206936, 149156, 98/000273, 193389 nolu markaların iptaline, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait markaların kullanılmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 14 ncü maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davaya konu markalardan “MASTER” ibareli markanın dava tarihi olan 11.08.2006 tarihinden önce 9 ncu sınıftaki emtialarda kullanımına ilişkin olarak 2003 yılından itibaren düzenlenmiş faturaların sunulmuş olmasına ve bu faturalarda belirtilen emtia miktarlarının markanın ciddi şekilde kullanıldığını kabule elverişli bulunmasına karşın mahkemece fatura sayısı,
fatura değerleri ve özellikle de faturaların grup şirketleri adına düzenlenmiş olması nedenleriyle davalının markayı ciddi ve etkin bir biçimde kullandığının kanıtlanamadığı sonucuna varılmıştır.Oysaki markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin olarak yapılacak değerlendirmede sadece faturaların parasal değerleri, fatura sayısı değil, markanın kullanıldığı emtianın kullanım alanı, yaygınlığı, bu emtialara olan talep,
emtianın piyasası ve yılda bu emtialardan ne miktarlarda satılabileceği hususları da nazara alınmak suretiyle faturalarda yazılı emtia miktarlarının buna göre değerlendirilerek markanın ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gibi,
davalının iştigal alanının elektrikli ev eşyaları imalatına yönelik olduğu da nazara alındığında ürettiği emtiaları kendi grup şirketleri aracılığıyla piyasaya sürmesi veya onlara da satması mümkün olduğundan bu hususların aksini gösteren deliller sunulmadıkça kendi grup şirketlerine yapılan satımların bu nedenle gerçek ve geçerli bir satış olmadığının kabulü de doğru değildir.Bu durumda, davalıya ait markalardan “MASTER” markasının hükümsüzlüğü istemine yönelik davada mahkemece anılan hususlar araştırılıp, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,
bu marka yönünden yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5496, K. 2010/12030, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama