KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5532 E., 2010/12040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2008 tarih ve 2008/140-2008/504 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlu ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olduklarını, 30.06.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında davalıların kooperatife vermiş oldukları zararın davalılardan tahsili amacıyla dava açılması için yönetim kuruluna yetki verilmiş bulunduğunu ileri sürerek, davalıların müvekkili kooperatife vermiş oldukları 3.320,00 YTL zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, 30.06.2007 tarihli genel kurulda alınan kararın ve bu davada yönetim kurulunun davacı sıfatıyla yer almasının TTK’nun 341 nci maddesine aykırı olduğunu savunarak, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan dolayı reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 30.06.2007 tarihli genel kurul toplantısında davadaki iddia ve isteme ilişkin denetçiler tarafından dava açılması yolunda alınmış bir karar ve denetçilere verilmiş bir yetkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçmiş yöneticiler tarafından kooperatife verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yöneticiler hakkında açılan işbu dava sorumluluk davası niteliğinde olup, bu davanın görülebilmesi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesinin yollamasıyla TTK’nun 341 nci maddesi uyarınca genel kurulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması koşuluna bağlıdır .Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanması mümkün bulunan usuli bir eksikliktir.
Somut olayda, 30.06.2007 tarihli genel kurulda yöneticiler hakkında sorumluluk kararı alınmış ise de dava yöneticiler tarafından verilen vekalete dayalı olarak açılmıştır.
Bu durumda mahkemece HUMK’nun 39 ve 40 ncı maddeleri uyarınca davacı tarafa uygun süre verilerek kooperatif denetçilerinin davaya iştiraki veya onlardan vekaletname alınması olanağının tanınması ile davaya bu eksiklik giderildikten sonra devam edilmesi gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5532, K. 2010/12040, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama