KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5557 E., 2010/12054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2007/59-2008/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin cam ve ayna imalatı, satımı ve pazarlanması işi ile uğraştığını, ürettiği ve piyasaya sunduğu cam ve ayna ürünlerinde ayırt ediciliği ve tanınmışlığını sağlamak üzere “GEDİK” ibaresini TPE nezdinde 184817 kod nosu ile 20. sınıfta “camdan mamül masa, sehpa, vitrin, ayna emtiaları” olmak üzere 18.06.1997 tarihinden itibaren tescil ettirmiş olduğunu, “GEDİK” ibaresini uzun yıllardır ticaret ünvanı ve imal ettiği ürünlerinde marka olarak kullandığını, davalı şirketin 21.05.2004 tarihinde, müvekkili şirkete ait “GEDİK” ibareli markayı, 19 ve 25. sınıflarda davacı şirket emtialarına benzer ürünlerde kullanmak üzere,
TPE nezdinde 2004/14704 numara ile kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili şirketin 18.05.2005 tarihinde 2005/19853 kod nosu ile TPE’ye başvurarak daha önce adına tescil ettirdiği “GEDİK” ibaresini marka olarak kullanarak 19,17. sınıf “inşaatlar için cam ürünleri, camlar, çift camlar, çatılar için cam plakalar, cam tuğlalar, cam paneller, cam karolar, çift camlı pencere ünitesi” emtiaları bakımından tescilini talep ettiğini, Markalar Dairesinin kararı ile davacı başvurusunun reddedildiğini,
verilen bu karara yaptıkları itirazın davalı kurumun Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nca markaların 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi uyarınca aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, üzerinde kullanılacak mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür olduklarının tespit edildiği, başvuru sahibi adına önceden farklı sınıflardaki farklı mallar için tescilli 184817 sayılı markanın müktesep hak veya öncelikli tescil hakkı doğurmadığı,
ayrıca başvuru sahibi firmanın önceki bir tarihte kurulmuş olmasının veya çeşitli faturalar göndermesinin aynı mallar için başka bir firma adına tescilli 2004/14704 sayılı markanın varlığının yok sayılamayacağı” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak, davacının önceden adına tescilli markadan 7 yıl sonra tescil edilen aynı markanın varlığından ve aynı veya aynı tür mal ve hizmetler üzerinde kullanılacağından bahisle başvuru sahibi davacının önceden adına tescilli “GEDİK” markasını varlığını hiçe sayması ve davacının yeni başvurusun anılan gerekçeyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline, reddedilen başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markaların 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olduğu,”GEDİK” ibaresinin 19. sınıftaki inşaatlar için cam ürünlerinde kullanılması bakımından davacı şirketin anılan KHK'nin 8/3 maddesi anlamında öncelik hakkına sahip olduğu,
davacının GEDİK ibaresini üzerinde 23.09.1986 tarihinde tescil edilen ticaret unvanındaki ”cam ve ayna” emtiası ve kuruluştan sonraki devamlı iştigal alanında yer alan “her çeşit işlenmiş veya işlenmemiş camın, cam mamullerinin, sınai ürünlerinin ve ilgili sanayi ve ticaret ile ilgili her türlü makine tesisat, araç-gereç malzeme ile bunların her türlü parça, eklenti ve teferruatlarının imali, işlenmesi, işletilmesi,
üzerlerinde değişiklik yapılmak suretiyle veya yapılmadan pazarlanması alımı, satımı, iç ve dış ticareti” mal ve hizmetlerine ilişkin olarak aynı KHK’nın 8/5 anlamında hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu’nun 2006-M-3657 sayılı kararının iptaline, davacının markasının tesciline devam edilmesi hususunun idari işlem niteliği taşıdığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5557, K. 2010/12054, 25 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama