İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5642 K.2010/1632

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 tarih ve 2007/203 - 2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2009/5642Karar2010/1632Tarih15 Şubat 2010Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/5642 E., 2010/1632 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2008 tarih ve 2007/203 - 2008/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sarraf olan müvekkilini bir müşterisinin telefonla arayarak 1 kg altın bilezik satın almak istemesi, parayı müvekkilinin bildirdiği hesaba 14.12.2006 günü yatırması ve hesap cüzdanına davalı bankanın gelen parayı işlemesi üzerine müşterinin gönderdiği kişiye altınları müvekkilinin teslim ettiğini, parayı çekmek üzere bankaya gittiğinde, Simav Şubesi'nden gelen havalenin iptal edildiğini öğrendiğini, oysa müvekkilinin talimatı olmadan havalenin iptal edilemeyeceğini, davalının 22.03.2007 tarihinde davacının hesabına parayı geri yatırdığını,

parayı havale eden müşterisinin dolandırıldığını bankaya bildirmesi ve havalenin iptalini istemesi nedeniyle müşteri memnuniyeti için yapılan iptal işleminin müvekkiline maddi ve manevi zarar verdiğini, dolandırıcılık olayında adının geçmesinin güvene dayalı olan davacı mesleğinin itibarını sarstığını, müşteriler ve toptancı kuyumcular nezdinde davacı hakkında tereddütlere yol açtığını, havalenin iptalinin, davacının işlerinin ve mali durumunun bozulduğu izlenimi yarattığını, davacının ruh sağlığının bozulduğunu ileri sürerek, 30.000,00 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının parayı alırken düzenlenen 22.03.2007 tarihli ibranamede hesapla ilgili geçmiş tüm işlemlerden dolayı davalı bankayı ibra ettiğini, dolandırıcılık olayı nedeniyle havalenin iptal edilip blokeye alınmasında davalının bir kusurunun bulunmadığını, davacının mağdur olarak dolandırıcılık olayında yer alması nedeniyle itibarının sarsılmış olamayacağını, iddia edilen manevi zarar ile davalı eylemi arasında bir illiyet kurulamayacağını, davacının ticari durumunun bozulduğunu da kanıtlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının havaleyi iptal etmekte haksız olduğu, teftiş raporunun da bu yönde bulunduğu, davacının dolandırıcılık olayında adının geçmesi nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, somut olayın oluş biçimine göre 6.000,00 YTL manevi tazminat takdiri gerektiği, davacı tanıklarının beyanlarına göre, davacının altın toptancısına borcunu ödeyemediğine ve batmak üzere olduğuna dair dedikodular çıktığı, davacı hakkında olumsuz değer yargıları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacının davalı bankadaki hesabına gelen havalenin davacının cüzdanına işlenmesinden sonra, davalı bankanın havaleyi gönderenin talimatına uyması ve havalenin iptal edilip paranın havaleyi gönderenin hebasında blokeye alınması ve davacıya ödenmemesi hukuka aykırı ise de, manevi zararın doğumuna neden olduğu ileri sürülen dolandırıcılık eylemi ile davacının kişilik haklarının zarar görmesinin nedeni davalı banka değildir.

Dolandırıldığını ve akaryakıt teslim edilmeden parayı havale ettiğini ileri sürüp havalenin iptalini isteyen banka müşterisi ...ve davacıya altın siparişi veren ... ve altınları teslim alan ...hakkında davacı, kendisinin bu kişiler ve bankanın Simav Şubesi yetkililerince dolandırıldığını ileri sürerek şikayetçi olmuş ve hazırlık soruşturması başlamıştır. Davacı bu olay nedeniyle mağdur olduğunu ileri sürmüş olup, sanık olduğuna dair bir iddiası dahi bulunmamaktadır.

Davacı işbu davada davalı bankanın kendisini dolandırdığını iddia etmemiş olup, havalenin iptali nedeniyle davacının işlerinin ve mali durumunun bozulduğu izlenimi doğduğunu, bunun davacının ruh sağlığını bozduğunu, dolandırıcılık olayında adının geçmesinin güvene dayalı olan davacı mesleğinin itibarını sarstığını, müşteriler ve toptancı kuyumcular nezdinde davacı hakkında tereddütlere yol açtığını ileri sürmüştür.

Mahkemece beyanlarına itibar edilen kuyumcu tanıkları havale işleminin iptali nedeniyle davacının altın toptancısına borcunu ödeyemediğine ve batmak üzere olduğuna dair toplumda dedikodular çıktığını, davacının psikolojik olarak etkilenip, sarsıldığını ve üzüldüğünü beyan etmişlerdir. Davacı tanıkları, dolandırıcılık olayı nedeniyle değil havalenin iptali olgusu nedeniyle davacının hakkında dedikodular çıktığını bildirmişlerdir.

İddia edilen dolandırıcılık olayının nedeni banka olmadığı gibi, davacı bu olayda hak arayan konumunda olup, bu olayın soruşturulmasını başlatan ve isteyen kişidir. Olayın duyulmasında ve konuşulmasında davalı bankanın aktif olarak bir rolü olmamıştır. Dolandırıcılık olayında davacının adının geçmesine neden olan davalı banka değildir.

Havalenin iptali üzerine toplumda davacı hakkında uyandığı ileri sürülen kanaatler inandırıcı ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, bunların gerçek olduğunu da davacı ileri sürmemiş ve kanıtlamamıştır. Davacı 100 gün kadar sonra gelen parayı davalı bankadan tahsil etmiş olup, havalenin iptalini kişilik haklarının rencide olmasına neden olacak boyutta ve yoğunlukta bir eylem olarak nitelemek doğru görülemez.

Davalı eylemi ile iddia edilen manevi zarar arasında nedensellik bağı kurulması da mümkün görülmemelidir. Davacı herhangi bir doktor raporuna ya da tedaviye ilişkin bir belgeye de dayanmamış olup, tanık beyanları yeterli değildir.

Bu durumda, mahkemece, TMK'nun 24 ve BK'nun 47. ve 49. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği ve bu yöndeki iddianın kanıtlanmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi sonuca varılması isabetli olmamıştır. 2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5642, K. 2010/1632, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5642
Karar No
2010/1632
Tarih
15 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5642 K.2010/533
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/5642 K.2010/1061
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5643 K.2010/1341
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5643 K.2010/738
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5645 K.2010/1431
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2009/5649 K.2010/476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.