KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5714 E., 2010/11853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2008/8-2009/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 17.10.2005-19.10.2006 tarihleri arasında davalı televizyon şirketiyle yaptıkları sözleşme gereğince ‘Kadının Sesi’ isimli programın yapım ve sunuculuğunu üstlendiklerini, programda evlenmek isteyen kişilerin tanışmaları için bir araya getirildiklerini, ayrıca 20.07.2007 tarihinde müvekkillerinin ‘Düğünümüz Var’ ismiyle eserini noterde tasdik ettirdiğini, davalının ’Desti İzdivaç’ isimli aynı nitelikteki programı 20.10.2007 tarihinde yayınlamaya başladığını, ihtara rağmen programa devam edildiğini ileri sürerek yayının durdurulması suretiyle tecavüzün önlenmesini, hükmün ilanını,
FSEK 68.madde gereğince rayiç bedelinin üç katı tutarındaki tazminat ile 68/son, 70/3 maddeyle korunan maddi haklardan şimdilik 5.000 YTL maddi, FSEK 70.maddeye göre 10.000 YTL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, daha önceden yayınlanan ‘Kadının Sesi’ isimli programın tüm mali ve fikri haklarının müvekkiline ait olduğunu, ’Desti İzdivaç’ isimli programın özgün nitelikte bulunduğunu, ‘Düğünümüz Var’ isimli programın içeriğinin belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, fikir ve sanat eserinin FSEK kapsamında korunabilmesi için sahibinin hususiyetini taşıması gerektiği, adı geçen programların formatı incelendiğinde evlenme arzusunda olan kadın ve erkeklerin bir sunucu aracılığıyla bir araya getirilerek tanışmalarının sağlanması niteliği taşıdığı, içeriğin yeni olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5714, K. 2010/11853, 22 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama