KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/5918 E., 2010/11673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.02.2009 tarih ve 2007/583-2009/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Altıntabak Gıda Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, müvekkilinin davalı hisselerini devraldığını, noter ve diğer işlemler yapılıncaya kadar teminat amacıyla davalıya verilen 33.500,00 TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlatıldığını, halbuki, hisse devir işlemlerinin gerçekleşmesi sonrasında teminat bonosunun geçersiz hale geldiğini ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve haksız icra takibi nedeniyle % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu edilen senedin düzenleme nedeni teminat olarak yazılı ise de, neyin teminatı olduğunun yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, davacı taraf dosyaya sözleşme fotokopisi sunarak aslının çalındığını iddia etmiş ise de, çalınma iddiasını kanıtlayamadığı, sözleşme fotokopisindeki imza davalı tarafından kabul edilmediğinden imza incelemesinin yapılmadığı, davalıya yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir sözleşmesinin teminatı olarak verildiği iddia edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama sonucunda davacı yanın iddiasını kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi ile taraflar arısInda limited şirket hisse devir sözleşmesi olduğu, hisse devrinin gerçekleşmesini teminen teminat olarak davacı yanın bono verdiği, bono üzerinde 'teminat' ibaresinin yazılı olduğu, hisse devrinin gerçekleşmesi nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istenmiş, davalı taraf verdiği cevapta, davacının davalıya olan borçlarına mahsuben davaya konu bonoyu verdiğini savunmuştur.
Davalı bu savunmasına göre, davaya konu bono üzerinde yazılı "teminat" ihdas nedenini değiştirmekte, yani senette yazılı olan neden dışında, başka bir nedenle düzenlendiğini savunarak, senetteki "teminat" kaydını talil etmektedir. Senetteki indas nedenini alacaklı tarafından değiştirilmesi halinde, iddia ettiği nedeni artık alacaklı lehdarın ispat etmesi gerekir.
Somut olayda da, davalının, senedin düzenleniş nedeni olduğunu iddia ettiği bir başka alacağını ispatlaması zorunludur.
Bu durumda, mahkemece, davalının savunmasına göre ispat külfetinin yer değiştirdiği nazara alınmak, davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, bu alacağın karşılığında davacının bono düzenleyerek verdiğini ispatlamak yükümlülüğünün davalıda olduğu kabul edilmek suretiyle, davalı yana tüm delillerini sunmak amacıyla süre verilmek, delillerin sunulması sonrasında yapılacak inceleme sonucunda işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile ispat külfetinin davacı yanda olduğu kabulünden yola çıkılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5918, K. 2010/11673, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama