KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6419 E., 2010/12373 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.11.2007 tarih ve 2006/235-2007/389 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın kesinleşmemesi nedeniyle 18.06.2006 tarihinde yapılan genel kurula çağrılması gerekirken davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından genel kurula çağrılmadığını, bu suretle genel kurula katılma ve oy kullanma haklarının gasp edildiğini ileri sürerek, 18.06.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava yasal 1 aylık hak düşürücü süreden sonra açıldığından davanın öncelikle bu nedenle reddinin gerektiğini, ayrıca davacı ortaklıktan ihraç edildiğinden genel kurulda alınan kararların iptalini istemesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatifteki ortaklığını genel kurul tarihinden önce eşine devrettiği, bu durumda kooperatif ortağı olmadığı anlaşılan davacının genel kurulda alınan kararların iptalini isteyemeyeceği, davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacının davalı kooperatifteki hissesini devretmek suretiyle ortaklığını kaybetmiş olduğunun 27.04.2006 tarihli mahkeme kararı ile de tespit edilmiş olması karşısında dava tarihi olan 04.09.2006 tarihinde davacı davalı kooperatifin ortağı olmadığını bilebilecek durumdadır.Nitekim mahkemece de davacının ortaklığını genel kurul tarihinden önce devretmiş olması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasına göre yargılama giderleri ve harcın davacıya yüklenmesi,
davasını vekil vasıtasıyla takip eden davalı taraf yararına da vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6419, K. 2010/12373, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama