KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6445 E., 2010/12849 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2008/357 - 2008/2681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ...'a ait Bursa Ovaakça Doğalgaz Çevrim Santlarinin 2004 yılı temizlik işlerini ihale ile alarak 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasında temizlik işlerinde taşeron olarak çalıştığını, işin bitiminde tüm işçilerin hak ve alacaklarını ödeyerek işçilerin iş akitlerini feshettiğini ancak ... adlı işçi tarafından müvekkili ile davalı ... aleyhine açılan tazminat davasında müvekkili ile davalı ...'ın ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağından sorumlu tutulduğunu, hüküm altına alınan miktarın icra yoluyla müvekkilinden tahsil edildiğini,
mahkemece karar verilen dönemlerde işçinin müvekkilinin yanında çalışmadığını, davalı ...'ın üst, diğer davalıların alt işveren olarak ödenen miktardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 1.434,50 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin sözleşme gereğince üst işveren olarak çalışan işçilerin tazminatından sorumlu olmadığını, sözleşme hükümlerine göre, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ile davacı arasındaki sözleşmeye göre davacının sorumluluğunda bulunan kısım açısından, davalı ...'ın davacıya karşı sorumlu olmadığı, ancak işçinin diğer davalıların nezdinde çalıştığı dönemler için EÜAŞ ve davalı diğer alt işverenlerin, ödenen miktar yönünden davacıya karışı sorumlu oldukları gerekçesiyle davalı ...Ş'ne yönelik davanın reddine, EÜAŞ'a yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, temyiz etmiştir.
Dava, alt işveren sıfatıyla işçiye ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının asıl işveren ile kendinden önceki dönemlerde işçiyi çalıştıran alt işverenlerden rucuan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı işçinin mümeyyiz davalı asıl işveren (EÜAŞ) ile son alt işveren davacı aleyhine açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı alt işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, asıl işveren ile kendisinden önce işçiyi çalıştıran alt işveren davalılardan rucuan tahsili yönünde işbu davayı açtığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Dava dışı işçinin davacı yanında çalıştığı gibi, davalı diğer alt işverenlerin yanında da çalıştığı dosya kapsamıyla sabittir. Açtığı davada kıdem tazminatı alacağı başka alt işveren yanında çalıştığı süreler de dikkate alınarak hesap edilmiştir. Mümeyyiz davalı asıl işveren olup alt işverenle yaptığı sözleşme gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadığı, sorumluğun alt işverenlere ait olduğu hususunda hüküm bulunmaktadır.
Asıl işveren bu hususu işçiye karşı ileri süremese de tacir olan ve aralarında sözleşme ilişkisi bulunan alt işverene karşı ileri sürebilir. Davacının, ödediği kıdem tazminatından kendi dönemini aşan kısım için, sorumlu oldukları dönemler bakımından davalı diğer alt işverenlere rucu imkanı bulunmasına rağmen aralarındaki sözleşme gereğince, davalı ...’dan isteyebileceği herhangi bir alacak bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, mümeyyiz davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6445, K. 2010/12849, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama