İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/6473 K.2010/13016

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/270-2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2009/6473Karar2010/13016Tarih20 Aralık 2010Okuma4 dk · 765 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2009/6473 E., 2010/13016 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Birleştirilen
Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140 Esas Sayılıdosyası (davacı ve davalılar aynı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

765 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/270-2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin ticari işletmesinin işletilmesi hususunda davalıyı 08/07/1999 tarihinde vekil tayin ettiğini, davalının güven sarsıcı davranışları nedeniyle 26/04/2007 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile azledildiğini, vekilliği sırasında müvekkiline ait banka hesabından davalı tarafından çekilen paraların müvekkiline verilmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000 YTL alacağın, işletmenin vergi, aidat, harç gibi borçların ödenmemesi nedeniyle daha sonra müvekkili tarafından gecikme bedelleriyle yapılan ödemelerden dolayı da 2.137,90 YTL munzam zararın tahsilini,

birleşen davada davalının vekilliği sırasında tahakkuk eden verginin daha sonra müvekkili tarafından gecikme faiziyle ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 100,00 YTL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ya da alacağının bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, zararlardan vekil sıfatı taşıyan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının vekalet yetkisi ile 11/05/2006 tarihine kadar bankadaki hesaptan 49 kez olmak üzere toplamda 69.169,57 YTL çektiği ve taraflar arasında uyuşmazlık çıkmadığı,

davacının bu süreçten haberdar olmayacağının ticari hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, davalının bu parayı şirket ihtiyaçları doğrultusunda ve davacının rızasına uygun kullandığının kabulü gerekeceği, 2004 yılındaki 17.072,20 YTL zarardan ve 2005 ve 2006 yılındaki toplam 3.025,35 YTL kardan işletme sahibi davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davadaki maddi tazminat talebinin reddine, davacının alacağı saptanmadığı gibi davalının da borcu olduğu kanıtlanamadığından munzam zarar talebinin reddine, davalının bazı işlemlerin yapılması için sınırlı olarak yetkilendirildiği, görevlendirilmediği,

davacının işletme sahibi olarak zarardan da sorumlu olduğu, vergi borcu ödeme yükümlülüğünün de yine davacıda olduğu gerekçesiyle birleşen davada talep edilen alacağın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı mirasçıları vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait işletmeyi vekil sıfatıyla idare ettiği iddia olunan davalının davacıya ait banka hesabından çektiği iddia olunan meblağın tahsili ile işletmeye ait vergi vs. yükümlülüklerin davalı tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece, davalının bankadan çektiği paraları şirket ihtiyaçları doğrultusunda ve davacının rızasına uygun olarak kullandığının kabul edilmesi gerektiği belirtilerek bu kalem istek reddedilirken, vergi, vs yükümlülüklerin ödenmesinde ise davalıya vekaletname ile verilen yetkiler gözetildiğinde su satış yetkisinin davacıda olması nedeniyle kâr ve zarardan ve ayrıca gerekli ödemelerin yapılmasından davacının sorumlu olduğu kanaatiyle birleşen davadaki talepte bu gerekçeyle reddedilmiştir.

Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde su satış işi ile iştigal eden müvekkiline ait ticari işletmeyi davalının ticari vekil sıfatıyla yönettiğini, davalının görev süresi boyunca hesap vermediğini, işletmenin kârını müvekkiline ödemediğini beyan etmiş, cevaba cevap layıhasında ise davalının ticari mümessil olduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili ise, birleşen davaya verdiği 18.06.2007 tarihli cevap layıhasında “Dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilim, anılan iş ile ilgili olarak davacı tarafından vekil tayin edilmiştir” demek suretiyle, müvekkilinin işletmeye ticari vekil sıfatıyla atandığını kabul etmiştir.

Ticari mümessil BK'nun 449 ncı maddesinde, ticari vekil ise aynı Kanun'un 453 ncü maddesinde düzenlenmiş olup, ticari mümessil işletme konusuna giren bütün işlemleri işletme sahibinin kendisi gibi akd ve ifa edebilirken, ticari vekilin yetkisi daha dar kapsamlı olup mutad işlerle sınırlıdır. Gerek ticari mümessil gerekse ticari vekil, yazılı veya sözlü açık veya zımni olarak tayin edilebilir.

Somut olayda, davacının davalıyı ticari vekil/ticari mümessil olarak atadığını iddia ettiği, davalının ise dava dilekçesine atıfla anılan iş ile ilgili olarak vekil atandığını kabul ettiği, ayrıca dava konusu davacıya ait banka hesabının davalı tarafından açıldığı ve işletmenin devamı süresince bu hesaptaki işlemlerin davalı tarafından yapıldığı hususları gözetildiğinde davalının, davacıya ait ticari işletmeye ticari vekil olarak atandığının kabulü gerekir.

Bu durumda, vekilin sadakat ve özen borcu gereği vekalet görevini en uygun biçimde yerine getirme, vekil edeni bilgilendirme, gerektiğinde tavsiyede bulunma ve uygun zamanlarda hesap verme yükümlülüğü olduğu ve bu yükümlülüğün ihlâli halinde kasıt, ihmal veya dikkatsizlikle müvekkiline verdiği zararlardan sorumlu olduğu ilke olarak kabul edilerek,

HUMK'nun 293/1 nci maddesi gereğince tarafların kardeş olmaları nedeniyle tanık dinletebilecekleri de gözönüne alınmak suretiyle tarafların iddia, savunma ve delilleri bu kapsamda değerlendirilerek bir karar verilmek gerekirken, vekâletnamede sayılan yetkiler gözetildiğinde işletmeyi davacının çalıştırdığı ve davalının sorumluluğu bulunmadığı kabul edilip bir yandan da davalının bankadan çektiği paraları işletmeye sarf ettiği şeklinde çelişkili gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6473, K. 2010/13016, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6473
Karar No
2010/13016
Tarih
20 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6473 K.2010/6997
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/6476 K.2010/16036
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6477 K.2010/6676
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/6479 K.2010/12801
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6479 K.2010/6871
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6481 K.2010/6872

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.