KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6479 E., 2010/12801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2008/704 - 2009/195 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 12.09.2008 tarihli ihtarnamede mali müşaviri ve avukatı ile birlikte şirket kayıtları üzerinde denetim hakkını kullanmak istediğini şirkete bildirdiğini, şirketin 16.09.2008 tarihli ihtarname ile "ticari sırların gizliliği prensibi" gerekçe gösterilerek denetim hakkını kullanmasının engellendiğini, ihtarnamede bu hakkın ancak şahsen kullanılabileceğinin bildirildiğini, ileri sürerek, şirket muarazasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin iki ortaktan oluştuğunu, davacı ile diğer ortağın evli olduklarını, geçimsizlik nedeni ile ayrı yaşadıklarını, davacıya şahsen denetim hakkını kullanması için izin verildiğini, ancak davacının avukatı ve mali müşaviri ile denetimde ısrar ettiğini, kendisine daha öncesinde talep ettiği belge ve kayıtların gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının şirkette avukatı ve mali müşaviri aracılığı ile denetim hakkını kullanmak istediği, davalı şirketin şahsen kullanılmak kaydı ile istemi kabul ettiği, avukat ve mali müşavir aracılığı ile denetim istemine ticari sır prensibi gereği karşı çıkarak şirket kayıtlarını gönderildiği, davacının daha önce şirket çalışanı olduğu ve muhasebe tekniğini bildiği iddiasına karşı çıkmadığı ve hangi gerekçe ile mali müşaviri ve avukatı ile birlikte denetim yapmak istediğini açıklamadığı, hakkın kullanılmasında sınırları aştığı ve davalının ticari sır prensipleri sınırlarını zorladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6479, K. 2010/12801, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama