KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6623 E., 2011/565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.03.2009 tarih ve 2006/234-2009/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) çerçevesinde “6 Konumda ikame edilen indolinonlar üretimleri ve ilaç olarak kullanımları” başlıklı buluş için uluslararası patent başvurusunda bulunduğunu, araştırma raporunun alınması ve EPO (AVRUPA PATENT OFİSİ)’nde bir kez yenilik incelemesine tabi tutulmasından sonra başvurunun PCT 2. Faz olarak ulusal safhaya geçtiğini, TPE tarafından 2002/00988 kod numarası verilen başvuru ile ilgili olarak düzenlenen raporu müvekkiline tebliğ edip görüş istediğini, müvekkilinin görüşlerini TPE’ne sunup ve Danimarka Patent Ofisinde inceleme yapılmasını istediğini,
Danimarka Patent Ofisi tarafından düzenlenen 2. inceleme raporunda istemlerin tamamının yenilik unsuru içerdiği, fakat buluş basamağı içermediği yönünde görüş bildirildiğini, TPE’nin anılan raporu müvekkiline tebliğ ederek olumsuz görüşleri gidermesini istediğini, müvekkilinin bu kez istemleri yeniden düzenleyerek görüşlerini de sunup inceleme yapılmasını isteyip, ayrıca başvuru konusu buluşun ABD’de patente bağlandığını bildirdiğini, TPE’nin Danimarka Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. inceleme raporuna göre başvuruyu değerlendirip patentlenebilirlik kriterlerine sahip olmadığı gerekçesiyle reddettiğini,
bu rapor müvekkiline tebliğ edilmeyip rapor hakkında görüşlerinin de alınmadığını, başvurunun buluş basamağını içermediğine yönelik uzman görüşünün buluş basamağı özelliğinin gereği gibi incelenmemiş olduğunu ortaya koyduğunu, bu sebeple yaptıkları itirazın nihaî olarak YİDK’nun 13.03.2006 gün ve P-4 sayılı kararı ile reddedildiğini, aynı buluşa ABD’de patent verildiğini,
Danimarka Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. inceleme raporunda Türkçe’ye “ön ilaç artığı” ve “in vivo olarak ayrılabilen artık” olarak tercüme edilen ifadelerin tarifnameden çıkarılması hâlinde başvurunun patentlenebilirlik kriterlerini karşıladığı yönünde görüş verilebileceğinin ifade olunduğunu, ancak başvuruda değişiklik yapılması olanağının müvekkiline tanınmadığını, 551 sayılı KHK’de incelemelerin üç ile sınırlandırıldığına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, buna karşın TPE’nin incelemeleri üç ile sınırlandırdığını, bu nedenle başvurunun yeterince ve sağlıklı biçimde incelenmediğini, başvurunun ABD, Avustralya, Rusya, Beyaz Rusya,
Estonya, Meksika, Yeni Zelanda. Güney Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerde patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 551 sayılı KHK’nin 42-58 ve 62. maddeleri birlikte incelendiğinde dördüncü bir incelemenin yapılmasının yasal olarak mümkün bulunmadığı, son inceleme sonucunda düzenlenen rapor buluşun patentlenebilirliği konusunda doğru ve tekniğe uygun bir yargıya varabilmiş mi? bunun mahkeme aracılığıyla tetkikinin mümkün olduğu,
dolayısıyla başvurunun 3. incelemeye gittiği haliyle ve son 3. inceleme raporu içeriğine göre tekniğin bilinen durumunu aşıp aşmadığının araştırılması gerektiği, bilirkişi kurulu raporlarında başvurunun korunması talep olunan 1-11 sayılı istemlerindeki buluşun ABD, Avustralya, Rusya, Beyaz Rusya, Estonya, Meksika, Yeni Zelanda.
Güney Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerde patente bağlandığı, ibraz olunan dokümanlara göre yeni ve buluş basamağı vasfını taşıdığının kabul edildiği, bunun yanında başvuru konusu buluş ile ibraz olunan patent fasiküllerindeki patentlerin aynı olduğunun beyan edildiği, davacıya ait patent başvurusunun reddine esas alınan Danimarka Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. İnceleme Raporunun yeterli olmadığı kanısına ulaşıldığı, bu durumda TPE tarafından yapılması gerekenin davacı vekilinin bu çelişkileri ortaya koyan itirazı üzerine 3. incelemeyi sürdürmesi ve çelişkileri giderecek biçimde başvuruyu sonuçlandırması olduğu,
bunun için anlaşmalı olduğu Patent ofislerinden yeni raporlar alabileceği, 551 sayılı KHK’nin 62. maddesinin ortaya koyduğu inceleme sayısının TPE’nin anlaşmalı olduğu yabancı patent ofislerinden almış olduğu raporların miktarı değil, TPE’nin her bir süreç sonunda vermiş olduğu kararların sayısının tayin ettiği, bu nedenle TPE’nin davacı itirazlarına göre 3. incelemeyi sonlandırmayıp davacının itirazlarını değerlendirmesi,
her bir iddiasını teknik ve hukuka uygun biçimde karşılaması ve ondan sonra 3. incelemeyle ilgili bir karar vermesi gerekirken bunun dördüncü bir inceleme olduğu ve mümkün olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, ibraz olunan bilirkişi raporlarında davacının patent başvurusunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu yönündeki görüşlere inceleme raporlarındaki ve özellikle patent başvurusunun reddine esas alınan Danimarka Patent Ofisi tarafından düzenlenen 3. İnceleme Raporundaki inceleme ve patentlenebilirlik kriterlerini karşılamaktan uzak oldukları için itibar edilmediği,
bu nedenle başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olduğu yönünde tam bir kanaat edinilemediği, YİDK kararının bu yönden iptali cihetine gidilmediği gerekçesiyle davacının PCT/EP00/09867 sayılı Patent Başvurusuna, ABD ve Ukrayna gibi ülkelerde patent verilmiş olmasına karşın, aynı başvuru ve rüçhan tarihli ve aynı mahiyetteki 2002/00988 sayılı patent başvurusunun reddedilmiş bulunması çelişkili olduğundan, TPE'nin üçüncü incelemesinin patent başvurusunun reddi konusunda yeterli araştırmayı içermediği kanısına varıldığından yapılan üçüncü incelemenin çelişkileri ve itirazları giderecek biçimde tekrarlanması gerektiği anlaşıldığından,
bu yönde işlem yapılabilmesi için davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 2006/P-4 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6623, K. 2011/565, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama