KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6741 E., 2010/12838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2009 tarih ve 2007/780 - 2009/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket çalışanlarının müvekkiline ait otelde Mart-Ağustos 2006 arasında konakladığını, 6.270 TL konaklama ücretinin 1.520 TL kısmının ödendiğini, bakiye 4.750 TL alacakları kaldığını, 03.11.2006 tarihli faturanın davalı tarafından iade edildiğini ileri sürerek, 4.750 TL'nın fatura tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borçları olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı otel ve Emniyet Müdürlüğü'ne gönderilen kayıtlarda davalı şirket çalışanlarından kimlerin otelde kaldığının tespit edildiği, Mart-Ağustos 2006 arası toplam 4.578,82 TL davacının alacağı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.578,82 TL'nın fatura tarihi olan 03.11.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bakiye konaklama bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı otelde kaldığı belirtilen altı kişiden üçünün kendi elemanı olduğunu diğerlerinin ise davalı şirketle ilgisinin olmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece kanıt yükü kendisinde bulunan davacıdan bu kişilerin davalı şirket elemanı veya davalı şirketin talebiyle otelde kaldıklarının kanıtlamasının istenmesi ve davacı yemin deliline de dayandığından davacıya bu hususta yemin hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, davacının kendi tuttuğu ve emniyete verdiği kayıtlara itibar edilerek, inkar edilen üç kişinin dahi davalı elemanı olarak kabul edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6741, K. 2010/12838, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama