KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6760 E., 2010/12602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.02.2009 tarih ve 2007/464 - 2009/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekiline katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından internet şifresi girilmek suretiyle 3.993 YTL’nın tanımadığı kişilerin hesaplarına havale yapılmak suretiyle çekildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kişisel bilgilerini koruyamaması nedeniyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı için gerekli ek güvenlik önlemlerini kullanmaması nedeniyle %60 oranında, davacının ise kişisel bilgilerini iyi koruyamaması nedeniyle %40 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.395,80 YTL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, hüküm, davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda, usulüne uygun ve süresinde bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6760, K. 2010/12602, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama