KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6822 E., 2011/5689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2008 tarih ve 2007/363-2008/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2011 gününde davacı avukatı Fulya Kaya geldi, davalı taraf tebliğe rağmen gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1961 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, “FORM” ve “ETİ FORM” ibareli markaların sahibi olduğunu, 1991 yılından bu yana aralıksız kullandığı ve tanınmış hale getirdiği “FORM” ibareli markalarıyla iltibas yaratacak şekilde davalının “İNTERREFORM’ ibareli markanın adına tescili için diğer davalıya başvuruda bulunduğunu, müvekkili markalarıyla benzer olduğu, tanınmışlıktan faydalanacağı ve karışıklık yaratacağı gerekçesiyle yapılan itirazın kabul görmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tesis edilen kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tescile engel hal olmadığını, benzerlik bulunmadığını, emtiaların farklı olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ‘FORM’ ibareli markaları ile davalı şirketin tescilini istediği ‘İNTERREFORM’ ibaresi arasında bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlamsal, işitsel ve görünüş olarak benzerlik olmadığı, kullanılacakları emtiaların da tamamen farklı bulunduğu, davacı markalarının gıda sektöründe tanındığı, davalı şirketin tescilini istediği markaların 18 ve 25. sınıf emtialarda kullanılacağı, emtialar dikkate alındığında tanınmışlıktan faydalanma ihtimalinin de olmadığı, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi uyarınca yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6822, K. 2011/5689, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama