KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2009/6996 E., 2011/293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2006/851-2009/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline dâhili su basması rizikolarına karşı sigortalı işyerine davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracı olarak bulunduğu daireden su sızdığını, bu nedenle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.494 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2820 sayılı yasanın 71. maddesine göre parti genel merkezi hakkında dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı siyasi partinin Beşiktaş İlçe Başkanlığının kiracısı olduğu dairedeki musluğun açık bırakılması sonucu davacıya sigortalı işyerine sızan sular nedenliyle oluştuğu iddia edilen zararın rücuen tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 71. maddesinde "siyasi partilerin yapacakları giderler sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine
ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tesbit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı parti tüzel kişiliği hiçbir surette sorumlu tutulamaz.
Merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzel kişiliği aleyhine takipte bulunulamaz.
Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur" hükmü getirilmiş olup, açıklanan bu hüküm gözönüne alındığında davalı Parti Genel Başkanlığı tarafından davaya konu zarara neden olduğu iddia edilen parti ilçe teşkilatına kira sözleşmesi yapması konusunda bir yetki verilmediği gibi yapılan kira sözleşmesine de sonradan onay verildiği iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda davalı parti genel merkezinin oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Bu itibarla, mahkemece, davalı hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/6996, K. 2011/293, 18 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama